Bazı Sorular

Neydi söylemek istediği? Aklından neleri geçiriyordu? Söylesem mi söylemesem mi diye niçin ikircilikte kalmıştı? Sevdiğini mi söylemek istiyordu da söyleyemiyordu? Gerçekten sevmiş olsa niçin söyleyemesindi ki? Sevgisine mi, sevdiğine mi güvenemiyordu? Birçok kimsenin, “Yalan da olsa ne olur sevdiğini söyle!” dediği bir ortamda, sevdiğini niçin söylemesindi ki? Hiçbir şey göründüğü gibi değildi.

Yaşamak ve hayatı sürdürmek çok zordu. Fakat “çevre”ye kızarak hayatı daha da zorlaştırmak ne kadar doğruydu? Pireye kızıp yorgan yakılmalıydı? Adamın alnına konmuş bir sineği öldürmek için, onun alnına ateş edip, adamı öldürmenin mantığı olabilir miydi? Namazda, sol tarafımda sevmediğim kişiler var diye, sol tarafa selâm vermemenin dinî hükmü nedir diye sorulabilir miydi? Sol tarafındaki kimde ve onun görevi neydi?

Hayatımı niçin bu kadar ikircikli bir hale getirmiştim? “Sıpa, eşeği yoldan çıkartır” ne demekti? Eşeğin yoldan çıkması meseliyle ne anlatılmak isteniyordu? Sıpa nedir, eşek kimdir, yoldan çıkartmak ne anlama gelmektedir?

“İçine ne koysan gidiyor” diyerek millete sakatatı, domuz etini, artık etleri “döner” diye yedirince, bol kazanç sağladığını sanan kişilerin vicdanı var mıydı? Peki, vicdan neydi? Kimlerde vicdan olurdu? Vicdanı olmamak ne demekti? Kime vicdanlı, kime vicdansız diyecektik?

Dönerci, döner diye bozuk etleri yedirdiği insanlardan intikam mı almak isityordu? O insanların suçu neydi? İntikam almak ne demekti? Niçin muhafazakârlar intikam almaz deniyordu? Muhafazakâr kimdi? Kimi, niçin muhafaza ediyordu muhafazakâr? Kim kimden niçin intikam alacaktı? Dönerci vb.leri intikam alma noktasına nasıl gelmişlerdi? İntikam duygusunu körükleyen şeyler nelerdi? Hem insanların parasını almak, hem de onları zehirlemek nasıl bir duyguydu?

Çaldığı bir arabaya bombaları yükleyip, “cadde ortası”nda patlatmak suretiyle tanımadığı insanların ve çocukların hem de parçalanarak ölümlerine sebep olmak nasıl bir ruh halini yansıyordu? Katil böyle bir eylemi gerçekleştirme sürecinde neler düşünmüştü, nasıl planlar yapılmıştı? Bu süreçte vicdanı hiç sızlamamış mıydı? Eden bulmayacak mıydı? “İnsan” kendini böyle bir şeyin muhatabı olarak düşündüğünde neler hissetmesi gerekirdi?

Ruh hastalığı neydi? Psikopat kimdi? Bu tür cinayetleri işleyecek kadar aklını yitirmiş insanların toplumda yer bulması nasıl mümkün olmaktaydı? Evet, iyi-kötü, iyilik-kötülük hayatın bir kuralıydı, fakat hiç tanımadığı insanlara bilerek zarar verecek derece “hasta” ruhlu kişilerin ortalıkta ne işleri olabilirdi?

Bütün bunlar olup biterken, sessiz ve tepkisiz kalma konusunda bireysel refleksin belini kıran şey neydi? “Toplumsal refleks” niçin bu kadar âtıldı? Toplumsal refleksi bu kadar âtıl hale getiren süreçte ailelerin, eğitimcilerin, idarecilerin hiç sorumluluğu yok mudur? Görev zararlarının vebalini kimler çekecektir?

“Toplum önderi” diye öne çıkan veya çıkarılan kişilerin ruh sağlıkları ne kadar sağlıklıdır? Yazarak, çizerek, konuşarak toplumu bu kadar germenin bir cezası yok mudur? Onların zulüm, ayrıştırma, kin ve nefret adına olup bitenlerdeki “etki payları” araştırılmaya değmez mi? Din alanından sağlık alanına; sanat alanından spor alanına kadar önde bulunan, yaptıkları izlenen kişilerin ruh sağlıklarının test edilmesi gerekmez mi?

Toplumda, bazı piskopat kişilerin herhangi bir şekilde sorumluluk makamında olduğunu düşünmek istemez misiniz? Bunun sonucunda nasıl bir gürültü çıkacağını, bunların nelere mal olacağını düşünmek ne gibi ruhsal ve toplumsal çalkantılara sebep olabilirdi? Bu husus düşünmeye, araştırmaya ve önlem almaya değmez mi?

Yollar var insanları sevdiklerine kavuşturan, yollar var zulme götüren… Zulme vasıta olan yolun suçu neydi? İnsanların fıtratları nasıl bozuluyordu? Fıtratı bozan şeylerin, en azından tenzili başarılamaz mıydı? Lüks binalar yapmadan önce, bunları kullanacak insanların eğitilmesi, yetiştirilmesi daha elzem değil miydi? Ha, sahiden okullar ne işe yarıyordu? Balık vermek yerine, balık tutmayı öğretmek gibi yaptıklarının şuurunda olan insan yetiştirmek daha güzel bir yol ve yöntem değil miydi?

Maddî imkânlara kavuşanların, zulüm yöntemlerindeki çeşitliliğin sebepleri düşünülmeye değmez mi? “Sosyal medya”yı, sosyal hayatı tahrip etmek için kullananların karakterleri tahlil edildiğinde, öldürmekten de beter zulüm yöntemlerine başvuranların ruh hallerinin incelenmesi kim bilir ne gibi ilginç sonuçlara gebe olabilir / olabilirdi?

Uzattığınız ele karşı bir el uzanıyordu, fakat tuttuğunuz elde ruh yoktu; tuttuğunuz bu el, niçin herhangi bir nesneden farksızdı? Şair, “Bir el bir eli tutuyorsa, o el o eli avlıyordur” demekle neyi kastediyordu?

Maddî imkânlara sahip olmakla, “medenî olma” arasında doğru orantının olmamasının sebebi neydi? Trafikte lüks denilebilecek araçların koltuklarında niçin birbirine saygı duyan “medenî insanlar” oturmuyordu? Onları, insan kılıklı canavarlar haline getiren şey neydi?

Nezaket, hoşgörü ve iyilik hangi ortamların terimiydi? Mekteplisinden mektepsizine kadar insanları tecavüzde, tahripkârlıkta, bencillikte sınır tanımaz hale getiren şeyler nelerdi?

Güven, sadakat, sevgi, saygı, doğruluk, edep gibi kavramların bu kadar yalama olduğu bir başka toplum var mıydı? Gerçekten sözüne, eylemine güvenilebilecek birilerini görmek niçin bu kadar imkânsızdı? “Güven”in böylesine kılık değiştirmesinin sebebi neydi acaba? Bu, bir bakıma insan olamamanın yanında, aynı zamanda “mümin” olamamak değil miydi?

Hâsılı yıllardır, “Soru sormak ‘insan olmak’tır” diye öğrenmiş ve öğretmiştik! Bütün bu olup bitenlere rağmen soru sormaktan geri durmamak gerekir.

 islami sohbet kanalları,islami sohbet odalari,nur islami sohbet,ideal sohbet,mynet sohbet,duabahcesi,islami evlilik,islami sohbet net

Bir önceki yazımız olan Allah Bizi İslah Etsin başlıklı makalemizde duabahcesi, ideal sohbet ve islami evlilik hakkında bilgiler verilmektedir.

Okunma Sayısı ;

Bazı Sorular Benzer Yazılar

Merhaba Değerli islami sohbet siteleri İle En Güzel Arkadaşlıklara Merhaba Diyebilme İmkanı Salamaktayız.Neden İslami Sohbet Etmeliyiz Çunkü
Dostluk Ve Saygı Sevgi İle Geliyoruz Kardeşliğe Önem Verenlerin Sitesi Haline Gelen Nurmuhabbet.Com Uzun Zamandır Kapalıydı Yeniden Başladığımız
Sanma Mutlu Olursun Hayata Yersiz Zamansız Mutluluklar İnsana Tarafsız Duygular Veriyor Ne Yapmak İstediğimizi Anlayamaz Hale Geliyoruz.Zamnın Önemimi
Okullarda Yapılan İslami Sohbet Kavramı Bizler OKuma Niyetiyle Gitiğimiz OKullara Sonra Bakış Açımızı Deyişerek Farklı Yerlere Yönelliyoruz.Dünya
Zülüm Ebedi Kalmayacaktır Değerli Mümin Kardeşlerim Bir Din Kardeşine İşkence Edip Yaptığın Hayasızlığa Gülüyorsak Eyer Önce Kendi islam

Toplam 0 Yorum Yapılmış

Yorum yapma kapalı.

Bazı Sorular Etiketler