Çok Şükredelim-islami sohbet-dinisohbet

İman en büyük nimettir.Bu nimet’e karşı nekadar şükredilse azdır…

“…O, sizi seçti ve dinde üzerinize hiçbir güçlük yüklemedi. Babanız İbrahim’in dinine uyun. Allah, sizi hem daha önce, hem de bu Kur’an’da müslüman diye isimlendirdi ki, Peygamber size şahit (ve örnek) olsun, siz de insanlara şahit (ve örnek) olasınız. Artık namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin ve Allah’a sarılın. O, sizin sahibinizdir. O, ne güzel sahip, ne güzel yardımcıdır!” (Hac.78)

Nereden geldi aklıma bilmem… Ya Müslüman olmasaydım nasıl olurdum, yaşantım hangi minval üzere şekillenirdi diye düşündüm epey. Uyanıkken kabuslar gördüm sanki…Ben Müslüman olmasaydım neler yapardım neler…

Müslüman olmasaydım iflah olmaz bir başıboşluk sarardı beni. Hayatımı düzene sokacak inandığım bir değerim olmazdı. Bu başıboşlukla beraber, neden olduğunu anlayamadığım korkularım olurdu. Hayatımı kendi ellerimle düzenlemek zorunda kalırdım mesela…

Akşamdan kalma bir ağırlıkla sabaha uyanır, telaşla sabah işlerimi yapar, geleceğe dair kaygılarımı gidermek için erkenden işe koyulurdum. Öyle ya, herşeyi ben düşünmeliydim… Yarın ki rızkımı, gelecek haftaki, gelecek yıldaki, hatta uzun yıllar boyu ne kadar paraya ihtiyacım olacak hesap etmeli, buna göre gayret göstermeliydim.

Kariyer yapmak benim için kaçınılmaz olurdu. İyi çalışsam, müdürün gözüne girsem, daha çok taltif, daha çok prim alsam…

Müslüman olmasaydım; NAMAZ gibi bir derdim de olmazdı. Hayatımı düzene sokan etken, namaz olmasaydı; diziler, futbol maçları, sabah programları, Facebook sayfaları, komşu dedikoduları olurdu… Sabahları müslümanlar namaz için uyanırken, namaz benim için bir dert olmaz, gayesiz bir şekilde yatar kalırdım.

Her gün beş vakit okunurken ezanlar, ben kulakları duymayanlardan olur, hatırlamazdım namazı… ALLAH’a secde etmek ne de zor , şeytanın yolu ise ne kadar tatlı gelirdi…

Mesela bir patron olsaydım; işçimi sömürebildiğim kadar sömürürdüm. Hakkını vermek için, alnının teri umruma geçmezdi. Mazlumun sırtına basarak yükselmek tek şiarım olurdu…

Ben tokken aç olanlar beni ilgilendirmezdi. Midemden daha büyük gözlerimi doyurmak için, ömrümce çabalar dururdum…

Müslüman olmayan bir baba olsaydım; Asgari ücretle bile geçinsem ayda 200 tl yi sigaraya verirdim. Durmadan havaya üflediğim bu dumanın beni teselli edeceğine inanırdım. Çocuğun, hanımın ihtiyaçlarını geri planda tutmak daha kolay olurdu. Sonra çocukların islami eğitimi, boğazlarından helal lokma geçip geçmemesi gibi kaygılarım olmazdı…Evime girerken Allah’ın selamını vermez, ara sıra bile olsa ailemle cemaat olup, onlara namaz kıldırmanın tadını bilmezdim…

Futbol maçlarını takip etmek, benim için ailemden bile önce gelirdi. Bir topun peşinden koşan adamlar için tezauratta bulunmak, ruhumu doyurmaya çalıştığım ender uğraşlar arasına girer, takımım benim için tek kutsalım olurdu…

Birikmiş üç beş kuruşumu mutlaka faize yatırır, haram yemekten acayip zevk alırdım. Beğendiğim arabayı almak için faizli kredi çekmek, faizli bankalarla iş yapmak benim için hiç sorun olmazdı.

Müslüman olmayan bir kadın olsaydım; Sabah ilk işim komşumu kahve içmeye çağırıp, diğer komşuların dedikodusunu yapmak olurdu. Hele o Tv de ki sabah programlarını asla kaçırmazdım. Yeni kıyafetlerle baştan yaratılan(!) insanların görülmemiş kombinleriyle gardrobumu şekillendirir, gelecek aylarda oluşturacağım tarzlar için moda üstad(!) larının ağzına bakardım.

Hangi marka, hangi yeni mobilyayı çıkarmış, bu yıl konsoluma göre perde, perdeme göre halı, halıma göre sehpa modelleri nasılmış, yeni trendleri kaçırmadan araştırır, borç harç alıp evimi şekilden şekle sokar, eşe dosta havamı atardım…

Hem tesettür hayatımın bir parçası olmazdı. “İnsanın kalbi temiz olmalı” der, tesettürü sadece bir saç örtüsü olarak görürdüm.Yaz sıcağında tesettürlü hanımları görünce bunalır, onların nasıl bu kadar rahat ve huzurlu olduğuna anlam veremezdim.

Çocuklarıma bir sure daha, bir ayet daha öğreteyim, “aman evladım namazı kaçırmasın”, “çocuğumun namazları derslerinden bile daha önemli” deyip kendimi paralamazdım… Çocuğumun 20 yıl sonra ki rızkını düşünürdüm. Kızımın derslerinin iyi olmaması ölüm gibi gelirdi bana. “Ya koca eline bakarsa”, “ekonomik özgürlüğü elinde olmazsa ya”,”iş bulamazsa hali ne olur” diye yer bitirirdim kendimi…

Müslüman olmasaydım eğer; küçük hastalıklar yıkardı beni. Bir baş ağrısına bile tahammül edemez, hemen ölüm korkusu sarardı tüm bedenimi. Ölüm benim için asıl yurda giden bir yol değil, bir belirsizlik veya yok oluş olurdu. Boşa mı çalışmıştım yıllardır? Bunca şeye sahip olmak kolay mıydı benim için? Dişlerimle tırnağımla kazıyıp gelmiştim bu günlere. İçini özenle yaptırdığım evim, arabam, yatırım için aldığım arsalarım, varım yoğum bu dünyada olurdu benim. Ölmek ne kadar saçma ve nasıl da korkunç gelirdi bana…

Müslümanlık gibi bir kaygım olmasa, korkmazdım insanları kırmaktan. Yalan söylemek benim için sıradan bir iş olurdu. Aldatmayı, ihanet etmeyi, bugün “sevdim” dediğime yarın sırt dönmeyi, “dostum” dediğimi, düşünce yüz üstü bırakmayı, sahtelik üstüne sahtelik yapmayı iyi bilirdim… Söz verip sözünde durmamanın, emanete ihanetin, acı söz söylemenin, riyakarlığın kitabını yazardım…

Ben Müslüman olmasaydım; Allah’a ihanet eden her haini, Müslümanların kutsallarına dil uzatan her çukur kafayı aydın, her ateist beyinli çalgıcıyı, ressamı, şarkıcıyı sanatçı sanırdım. Ecdadıma, dinime saldıran, hayasızlığı aşılamak için yazılmış her senaryoya sanat eseri diye bakardım…

Yoksulun evladı asker olup dağda vurulurken, ben tanıdığım bürokratları araya koyar, parayı bastırır, çocuğuma başkentte askerlik yaptırırdım. Mülakatlarda hakkıyla kazanabilecek insanları, hamili kartlarla ezer geçer, hakkımı kimselere yedirmezdim(!) Rüşvetin, üç kağıtçılığın, torpilin babasını bilirdim ben…

*****************

Müslüman olmasaydım şayet; Kur’an nedir bilmezdim. Her okuduğum ayeti o an bana vahiy olunuyormuş gibi hissetmezdim. “Ey iman edenler, iman edin!”(Nisa:4) ayetine gelince süzülmezdi gözümden yaşlarım. “Nihayet onların peşinden öyle bir nesil geldi ki, bunlar namazı bıraktılar; nefislerinin arzularına uydular…” (Meryem: 59) Ayeti böylesine yıkmazdı beni.

“Sizi şu cehenneme sürükleyip iten nedir?”

Onlar: “Biz namaz kılanlardan değildik” dediler.(Müddessir: 42-43) Ayetleri ilişince gözüme secdelere kapanıp ağlayasım gelmezdi. Korkudan titremezdi yüreğim…

Müslüman olmasaydım eğer Rabbimi şah damarımdan daha yakın bilmezdim. Ne zaman zorda kalsam sığındığım dualarım olmazdı. Secdeler avutmazdı beni…

Ya Müslüman olmasaydım, ne olurdu halim ALLAH’ım? Bunca cürmü taşırken nasıl huzur bulurdum?

Beni tek sana kul ettiğin için, bana; seni tanıma fırsatı verdiğin, ibadet edebilme nimetini bahşettiğin için, adımı MÜSLÜMAN koyduğun için, yarattığın ve yaratacağın zerrelerin adedince Hamd olsun Rabbim…

 

dini sohbet,dini sohbet odaları,dini chat,dini sohbetler,dinisohbet,dinichat,dini sohbet siteleri,islami sohbet,nur sohbet,nur chat,seviyeli sohbet,muhabbet,nur sohbet odalari,nur chat odalari

Bir önceki yazımız olan Tebliğ’e Koş-islami sohbet-dinisohbet başlıklı makalemizde dinisohbet ve islami sohbet hakkında bilgiler verilmektedir.

Okunma Sayısı ;

Çok Şükredelim-islami sohbet-dinisohbet Benzer Yazılar

Dinimizde İyilik ve kötülük ölçüsü Nelerdir Aslında Kendisi OLduğunu Bilmeliyiz Neticede Din olmadan ne iyilik ne de kötülük diye bir olgu
İslamiyete Zayıf İnsanlar OLarak Kendillerini Nitelendirenler Var Etrafınızda İlaki Bu insanlar ile karşılaşmışsınızdır aslında öyle deyil
Sevesim Gelmiyor Hayatı Bana Yaşamayı Öğreten Lerin OLmadığı Bir Dünyada Yaşam Mücadelesine Girmişiz.  Sevmeyi Tarif Edenler Yok Artık Sevgisiz
En Güzel İslami Sohbet Bizde Yapılır Yaş sınırı Olmayan İnsanlara Birşeyler Öretme Çabısana  Giren Cinsiyet Ayrımı Gözetmeden Bay Ve Bayanların
Zülüm Ebedi Kalmayacaktır Değerli Mümin Kardeşlerim Bir Din Kardeşine İşkence Edip Yaptığın Hayasızlığa Gülüyorsak Eyer Önce Kendi islam

Toplam 0 Yorum Yapılmış

Yorum yapma kapalı.

Çok Şükredelim-islami sohbet-dinisohbet Etiketler