Gidişat Hayra Alamet Değil-İslami Sohbet

yorum yok
5 views okuma
24 Ağustos, 2012

Maksadımız felaket tellalığı yapmak değil. Hele hele birilerinin ekmeğine yağ sürmek hiç değil. Lakin şayet birilerinin “kral çıplak” demesi gerektiği halde bir suskunluk varsa ortada, en azından karınca misali hakikati dile getirmek üzerimize vazifedir.

Yazılarımızı takip edenler bilir. Güneydoğu’muzda yaşanan hadiselere ilişkin hasbelkader bir şeyler yazmaya özellikle gayret ediyoruz. Zira, Türkiye üzerinde oynanan oyunların pratiğe yansıtıldığı sahanın ülkemizin bu cenahında olduğunu inanıyoruz.

Bu nedenle son günlerde PKK’nın Şemdinli’de uygulamaya koyduğu yeni yöntem tüm yönleriyle özellikle ele alınmak zorundadır. Çünkü gidişat umut verici cinsten değil, tam aksine bölünmeye götüren cinsten gözüküyor.

Görülmektedir ki, PKK’nın yeni stratejisinde kırsalda verilen silahlı mücadele şehre kaydırılmaya çalışılmaktadır. Onların ifadesiyle “alan hakimiyeti” ele geçirilmeye çalışılmaktadır. Bayram arefesinde Şırnak’ın tam da göbeğindeki karakola roketatarla, el bombalaryla saldırılması bunun ispatıdır. Hakkari’de de benzer durum ziyadesiyle mevcuttur. Şehrin giriş-çıkışlarında yol kesip kimlik sormaları da işin cabası.

Bu teröristler çarşının ortasına paraşütle gelmiyor elbette. Çok önceden planlandığı, belki de defalarca denendiği açıkça görülen ciddi bir organizasyon çıkıyor karşımıza. İstihbarat açısından, güvenlik açısından yaşananların elle tutulur yanı olmadığını söylemek gerekiyor.  Ancak bu son olaylar göstermiştir ki, bazı görmezden gelinen hususlar artık dikkate alınmalıdır:

1- Güvenlik konsepti bölge açısından gereklidir, ancak tek çözüm asla değildir. İspat mı istiyorsunuz, alın size 30 yılda gelinen nokta. Sözde her operasyonda “kökünü kazımak üzereyiz” denen örgüt, her geçen gün sosyolojik tabanını milliyetçi eksende genişletiyor.

2- Devlet vatandaşına düşman gözüyle yaklaşamaz. Ama mevcut güvenlik konsepti vatandaşı PKK ile devlet arasında sıkıştırmaktadır. Bu durum örgütün bölgede daha rahat adım atmasını sağlamaktadır. Zira devlet vatandaşla sadece mesai saatleri arasında görüşürken PKK her an bu imkana sahip. Omzunda silah ile yürümesi ise sözüne daha çok itibar edilmesine yol açmaktadır.

3- Çarşının ortasındaki karakola saldırılıyor ve vatandaş da buna seyirci oluyorsa bir kez daha düşünmek gerekiyor. Bu durum devlet iradesinin çok da hissettirilemediği, aidiyetin zayıflatıldığı imajını vermektedir.

4- Sadece istihbari çalışmalar veya güvenlik önlemlerinin yeterli olmadığı ortadadır. Eğer öyle olmasa, asker ve emniyet gücünün en yoğun olduğu illerden birisi olan Şırnak’ta teröristler elini kolunu sallaya sallaya çarşıya inemezdi.  Yani yumruğun nereden geleceği kestirilememektedir. E bu durum da tüm Şırnaklıyı terörist ilan etmek de mümkün değildir. O halde ya buna çözüm bulunmalı ya da bulunmalıdır. Başka çare yok gözüküyor.

Evren boşluk kabul etmiyor, eğer siz boşaltırsanız birileri gelir orayı doldurur. PKK gibi örgütlerle silah endeksli mücadele daha ziyade onlara yarar sağlıyor. Gerilla yapılanmasına karşı düzenli ordu yapısı bu yüzden bir türlü gerçek anlamda sonuç vermemiştir. Bunu TSK’da gerilla savaşı yapsın diye söylemiyorum, 90’lı yıllarda sahneye sürülen özel harekat zaten bu görevi üstlenmişti. Ve onun da daha büyük yaralar açtığı herkesçe görülmüştü. Burada olabilecek gerçek çözüm siyasi adımlarla mümkündür.

Kanaatimizce devlet örgütten her konuda en az bir adım önde olabilmelidir. Kürt kökenli vatandaşın var olan sıkıntısını PKK dile getirene kadar görmezden gelmek ne yazık ki bu sıkıntıların temelini oluşturmuştur. Belli bir noktadan sonra isteneni verseniz de “vermiş değil almış” olunmaktadır. Bugünkü manzara tam da budur maalesef.

Türkiye bu meseleyi halletmeden ne yeni anayasa yapabilecektir ne de politik anlamda serbest olabilecektir.  Dış mihrakların her dönemde besledikleri ve temcit pilavı niyetine kullandıkları bu sorun ivedilikle ele alınmak durumundadır.

Arap Baharı başladığında bugün Kürdistan olarak ilan edilen Kuzey Suriye’nin Kamışlı ilçesinde gösterilerde Kürt kökenli vatandaşların ellerinde Türkiye bayrağını salladıkları unutulmamalıdır. Daha bir sene önce Türkiye bayrağı sallayanların eline Kürdistan bayrağı veriliyorsa durup düşünmek gerekiyor nerede yanlış yaptık diye.

BDP yarın Urfa – Suruç’ta, Pazar günü de Cizre, Yüksekova gibi büyük ilçelerde Kuzey Suriye’deki yeni yapılanmaya destek için miting düzenleyecek. Bu mitingleri Şemdinli’den bağımsız görmek ne kadar mümkün olabilir ki?

Önümüzdeki günlerde Şırnak-Hakkari bölgesinde PKK’nın eylemlerini artırma ihtimali de büyük olasılık görülüyor. Bütün bunlar en azından bu birkaç aylık sürecin oldukça sert geçmesi anlamına geliyor tabii.

Bir hava estirilmeye çalışılıyor kısacası. Eğer sorumlular gerekenleri yaparsa bir balon gibi söner bu hava. Lakin “bunlar son çırpınışlar” türünden eksik okumalara devam edilirse gidişat pek de hayır getirmez maazallah.

Dini Chat,İslami Chat,Dini Sohbet,İslami Sohbet,nur sohbet,nur chat,seviyeli sohbet,muhabbet


Bir önceki yazımda « makalem var.

Site web editörü olan admin makale yazarlığı yapar. Site web editörü olan admin .

Benzer Yazılar

Merhaba Değerli islami sohbet siteleri İle En Güzel Arkadaşlıklara Merhaba ...

Dostluk Ve Saygı Sevgi İle Geliyoruz Kardeşliğe Önem Verenlerin Sitesi Haline ...

Sanma Mutlu Olursun Hayata Yersiz Zamansız Mutluluklar İnsana Tarafsız Duygular ...

Yorumlar



Bir Yorum Yazmak İstermisiniz ?

*