Göç ve Tedbirler-İslami Sohbet

yorum yok
0 views okuma
12 Eylül, 2012

Anasının gözünde oğlu bir yana dünyanın bütün hazineleri bir yana ama, ekmek derdi hiçbir hastalıkla kıyaslanamayacak kadar etkili bir derttir.

Eşinin gönlünde kocasının yerini dolduracak dünyada hiçbir şey yoktur ama fakirliğin gözü kör olsun, en sevdiğini en uzaklara gönderebilecek kadar etkilidir.

İstanbul Sultanahmet’te bir terzi dükkânında on beş yıldır asılı duran bir takım elbise bile “Umuda Göç”ün hikâyesini anlatır.

Küçük boylu, boynu bükük esmer bir Pakistanlı, üç metrelik kumaş getirir ve ölçüsüyle beraber dikiş ücretini de verir.

Gidiş o gidiştir.

On beş yıldır elbise takımı duvarda asılı durmaktadır.

Bu günlerde denizde boğulan her kadın erkek ve çocukla beraber ben de boğulmaktayım.

Bizim, kırk elli yıl önce yaşadıklarımızı yaşıyor bu umuda göç yapanlar.

Bizim göçümüzü anlatan en az on yine film çekilmiştir ama hiçbir film bir gerçeğin aynı değildir.

Amerikalı gangsterlerin Afrika’dan zorla götürüp kapitalistlere köle diye sattığı ailelerin çocukları bu günlerde kendi paralarıyla aynı yollardan aynı tehlikeleri aşarak paraya kavuşmak için canını dişine takıyor, arkada en sevdiklerini bırakıyor.

Dünyanın soyguncularının, köşe dönücülerinin, borsa dalaverecilerinin, ülke sömürücülerinin paraları batı bankalarında kapalı kapılar arkasında durup istatistiklerde rakamlar ilan edildiği sürece paraya doğru göçü kimse engelleyemez.

Eski Afrika’yı anlatanlar, Afrika’nın batısından doğusuna kadar bir sincap, ayağını yere basmadan daldan dala atlayarak gidebildiğini anlatırken ormanlarının gür, insanlarının hür olduğunu anlatırlardı.

Şimdilerde ise batının ayak bastığı yerlerde otlar değil, ormanlar bile kalmamış.

Çatlamış susuz topraklar, eti kemiğine yapışmış insanlar, çocuk gözündeki su sızıntısına saldıran aç sinekler yine kapitalistlerin yanında taşıdıkları dünyaca ünlü fotoğrafçıların kameralarından dünyaya duyurulup gösterilmeye devam ediliyor.

Göç yolunun yolcuları, çalınan madenlerini, kesilen ormanlarını istemiyorlar.

Hırsızların evlerinin hizmetçisi olmak istiyorlar.

“Adamlar çalışmış, kazanmış, şimdi servetin toplandığı ülkelere kaçak yollardan göç haksız bir yoldur” diyenler olabilir.

Amerika yerlilerine renkli şarap şişelerinin cam kırıklarını vererek yerlilerin ellerindeki altınları alanlar, hâlâ aynı yollarla servet toplamaya devam ediyorlar.

Ruanda’da “Tutsiler size karşı harp hazırlığındalar size silah verelim” diyerek bir sandık silah karşılığında Putsilerin milyarlarca dolar değerindeki madenlerini götürenler, bir milyon insanın ölümüne sebep olanlar bu serveti haklı yoldan kazanmış sayılmazlar.

Gülle bülbül arasına kafesten başka engel olmadığı gibi ekmekle aç insan arasına karnını doyurmaktan başka engel olamaz.

Ya bu insanların çalınan paraları faizsiz olarak bu günkü değerinden geri verilecek veya bu göçler devam edecek.

Soyguncularının çamaşırlarını yıkamak için yola koyulan bu insanlar hiçbir ülkede bölge yetkililerinin göz yumması olmadan bir tek adam değil bir yaprak kıpırdamaz.

Benim istediğim, hiç değilse gemi ve tırların bu işlere uygun olanlarına göz yumsunlar ve bu canlarla beraber açlığa mahkûm annelerin, eşlerin, çocukların, gözyaşını içine akıtan babaların yürekleri yanmasın.

 

dini sohbet, islami sohbet,dini portal, islami portal, dini chat, islami chat,muhabbet,seviyeli sohbet


Bir önceki yazımda « makalem var.

Site web editörü olan admin makale yazarlığı yapar. Site web editörü olan admin .

Benzer Yazılar

Merhaba Değerli islami sohbet siteleri İle En Güzel Arkadaşlıklara Merhaba ...

Dostluk Ve Saygı Sevgi İle Geliyoruz Kardeşliğe Önem Verenlerin Sitesi Haline ...

Sanma Mutlu Olursun Hayata Yersiz Zamansız Mutluluklar İnsana Tarafsız Duygular ...

Yorumlar



Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.