Sevgili Peygamberimizle yedi gazveye katılan Nesîbe (r.anhâ) bu
savaşlarda çok yararlılık göstermiştir. Müslüman askerlerinin hizmetinde
bulunmuştur. Mücâhidlerin yemeğini pişirmiş, hastalarıyla yakından
ilgilenmiş şefkat ve merhametle elinden gelen hizmeti esirgememiştir.
Onların, yaralı olanlarının iyileşmesi, tedâvisî için bütün gayretiyle
çalışmış, yaralarını sarmıştır. Ümmü Atıyye (r. anhâ) bu hizmetlerine dair
bilgileri kendisi şöyle nakleder:
“Ben yedi savaşta Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem ile birlikte
bulundum. Onlara yemek yapar, geride kalan eşyalarını toplardım. Yaralıları
tedâvî eder, hastalara bakardım.”
Ümmü Atıyye (r. anhâ) dînî emirlere bağlı, samîmî ve ihlas sâhibi
olgun bir hanımdı. Şefkat ve merhamet dolu bir gönle sahibti. Allah Rasûlüne
sadakatinden dolayı bir ana gibi sevilirdi.
O, sâdece savaş meydanlarında darda kalmış insanlara değil, geniş
zamanlarda, sulh dönemlerinde dahi herkese hizmet etmeyi severdi. Hatta
ashabın hayvanlarına bile göz kulak olurdu. Akşam olup da gece dışarıda
kalmış hayvanâta varıncaya kadar şefkat ve merhamet eder, onlara acırdı.
Onlara Allah’ın mahluku, yaratığı nazarıyla bakar kaybolmalarını istemezdi.
Bir komşunun veya tanıdığının hayvanı ise; onları kendi haline bırakıp
terketmezdi. Sâhibine kadar getirip teslim ederdi.
Ne şefkat!... Ne merhamet!... Ne sevimli bir hareket!... Ne güzel
ilgi!... Ne samîmi davranış!... Ne sıcak alâka!... İlgi sevgi doğururdu.
Kardeşinin hayvanına dahî göz kulak olmak!... Herkese hizmet ederek
gönüllerde sevgiyi artırmak!... Hizmetle yakınlık sağlayarak gönüller
fethetmek!... Allah’ım bizlere de samîmî davranışlar ve güzel hizmetler
lutfet!...
Ümmü Atıyye (r.anhâ) bilgili, becerikli, hizmet ehli bir hanımdı.
Her işi severek yapardı. Güleryüzü eksik olmazdı. Sağlam bir itikada ve
geniş bir İslâmî bilgiye sahipti.
Medine-i Münevvere’de müslüman hanımların cenâzelerini yıkamakla
meşhur olmuştu. Sevgili Peygamberimizin ilk kızı, biricik Zeyneb’i vefat
edince, cenâze gasil ve defin hizmeti ona verilmişti. Bu onun Rasûlullah
(s.a) efendimiz katındaki dîni mevkiini göstermesi bakımından dikkat
çekiciydi. Bu hizmetiyle ilgili olarak kendisinden rivâyet edilen hadis-i
şerif şöyledir:
Ümmü Atıyye radıyallahu anhâ’dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah
sallallahu aleyhi vesellem kızı Zeyneb radıyallahû anhâ’yı yıkayan kadınlara
şöyle buyurdu:
“Sağ tarafından ve abdest organlarından başlayın.” (Riyazussalihin
Şerh ve Tercemesi, c.4, s. 196. Buharî, cenâiz 10)
Zeyneb (r. anhâ) hicretin sekizinci yılında vafat etti. Resûl-i
Ekrem (s.a) biricik kızının cenâzesini yıkayan Ümmü Atıyye (r. anhâ) ve ona
yardım eden diğer hanım sahâbilere, yıkamaya sağ taraftan ve abdest
organlarından başlamalarını söyledi.
İki Cihan Güneşi efendimiz bu tavsiyeleriyle bizlere de ışık tuttu.
Hayatta her iyi ve güzel işi sağdan başlayarak yapmamız gerektiğini duyurdu.
Hadis kitaplarının değişik yerlerinde rivayet edilen bir başka
hadislerinde ise Fahr-i Kâinat (s.a) efendimiz’in Ümmü Atıyye (r. anhâ)’ya
ayrıca şu tavsilerde bulunduğu nakledilmiştir.
Sevgili kızını bol su ile ve o devirde yaprakları sabun yerine
kullanılan sidr adlı bitkinin yapraklarıyla üç, beş, hatta gerekirse daha
fazla yıkamalarını istedi.
Sonuncu defa yıkarken kâfur veya benzeri güzel bir koku
kullanmalarını söyledi. İşleri bitince haber vermelerini tenbih etti.
Yıkama işinin tamamlandığı söylenince, izârını onlara vererek;
“Bunu kızıma iç gömleği yapınız” buyurdu. Kızına karşı kalbinde beslemiş
olduğu sevgiyi bu şekilde göstermiş oldu. Vedâ anında bile biricik kızına
sevgisini eksik eylemedi. Şefkat gömleğine sararak onu uğurladı.
Ne sevgi!... Ne şefkat!... Ne merhamet!... Allah’ım bizlere de o
sevgi, şefkat ve merhamet pınarından doyasıya içmeyi nasîb et!...
Ümmü Atıyye (r. anhâ) metânet sâhibi, sabırlı bir hanımdı. Ölüler
için mâtem tutmazdı. Arkasından feryâd ü figan ederek ağlamazdı.
O kendi oğlunun vefatından üç gün sonra koku sürünerek halkın içine
çıkmıştı. Bu hareketini garib karşılayanlara Efendimizden naklen şu haberi
vermişti: “Bir kadının kocasından başka bir kimse için üç günden fazla
mâtem havasına bürünmesine müsaade edilmemiştir”diye söylemiştir.
Ümmü Atıyye (r. anhâ) ashâb-ı kirâmın fakîhlerinden sayılmış ve kırk
kadar hadis-i şerif naklettiği rivâyet edilmiştir. Hepsi Kütüb-i Sitte’de
yer almıştır. İki tanesi meâlen şöyledir:
“Hanım olarak bizler cenâzenin peşini takipten men olunduk.”
“Rasûlullah (s.a) bizimle bey’at yaparken; feryâd ederek
ağlamamak üzere bizden söz aldı.”
Ümmü Atıyye (r. anhâ) hicretin yetmişinci yılı civarında vefat
etmiştir.
Allah ondan razı olsun. Rabbimiz bizleri şefaatine nâil buyursun.
Amin.