İkindi Gölgesi-İslami Sohbet

yorum yok
0 views okuma
9 Ağustos, 2012

Gölgelerin gözdesidir ikindi gölgesi. Özellikle uzun yaz günlerinde dört gözle beklenir. Etkisi kırılmaya başlayan güneş ikindiyle birlikte kendisini akşama doğru eğer. Günün o vakti, günün yakıcılığından kurtulmak isteyenler için, keyif vaktidir.

İkindiyi güzelleştiren asıl sebep, bu vaktin Müslüman zihnindeki kutlulukla açıklanabilir. İkindi ezanıyla davet edildiğimiz eylem, tıpkı sabahların uykudan hayırlı eylemi gibi, vakti kuşatır. Böylece, ikindiyle birlikte tekrar kendimize geliriz sanki. Hayatın tekrar başlamasıdır bence ikindi.  Yorgun argın geçen günün son çeyreğinde yeni bir diriliş…

İkindi Gölgesi… Bu isimle Fatih Budak’ın şiir kitabında karşılaşıyoruz. Acaba şair niçin kitabına İkindi Gölgesi adını verdi? Bunu biliyoruz: “Bir beyaz haber ‘İkindi Gölgesi’. Ve ikindi, üzerine yemin edilen asır vaktidir. İğdişleşmiş kavramlar, ruhsuzlaşmış insanlar ve unutulmuş gayeler; ‘Asra yemin olsun ki insanlar zarardadır.’ Zamanı ve zararı durduran geceye fermandır şiir; şairin düşlerinde bir umut ışığı, bir diriliş muştusu. İşte bu sebepledir ki ‘İkindi Gölgesi’, kâinatın en içten serüveni olan şiir ile verilmeye çalışılan ezelî ve ebedî mücadelenin varlık boyutunda bir yansımasıdır.” Kitabın arka kapağına düşülen bu açıklama, tam da belirttiğimiz gibi ikindi (Asr’)’nin kuşatıcı nefesini sembolize ediyor.

Peki, kitaba adını veren şiirde bunun emareleri var mı? İşte beşer dizelik üç bentten oluşan şiirde söz konusu vakte ulayabileceğimiz birkaç dize: “kiraz kızıllığında konuşur bugün kader/ölümün başucunda inleyen bir duadır” “kavga verir karanfil, heybesinde rüzgârın” “hayat; dantel edası, bebek; rıhtım güneşi”…

İkindi Gölgesi’ne döneceğiz; fakat daha önce İkindi Gölgesi’nin şairini tanıyalım: Fatih Budak, millî şiirin genç sesi. 1985’te Niğde’de doğan şair, şiir ve yazılarını şimdiye kadar Hamle, Anadolu Gençlik, Millî Şuur, Yeni Dünya, İlk Adım, Dört Mevsim, Ardıç, Edep, Ayna ve İnsan gibi dergilerin yanı sıra, Millî Gazete’de yayımlamış. Ayrıca yazdıklarını defterk.com adlı internet ortamında da okuyucuların ilgisine sunmuş. Müzik sanatıyla da profesyonel olarak ilgilenen Fatih Budak, Hacettepe Üniversitesi bünyesinde sağlık bilimleri alanında akademisyen olarak çalışmaktadır.

Ve Aşk Böyle Başladı; Sere Serpe ve Ki Aşk ile Bismillah; Kıyam Üzere olmak üzere iki bölümden oluşan İkindi Gölgesi’nde 33 şiir bulunuyor. Genel olarak baktığımızda, ilk bölümde şairin kendi iç derinliğine, zamana ve uzama, eşya ve nesnelere, tabiatın çeşitli izdüşümlerine dair şiirler yer almaktadır.  Daha net ifade etmek için isterseniz bir kademe daha inelim ve bu bölümde şairin gençliğe ve ateşe, aşka ve terennüme, saate ve sükûta, isyana ve muhasebeye, kalbe ve ağıta, hüzne ve yollara, hayale ve kavgaya, savaşa ve zafere dair şiir kuşları uçurduğunu görelim. Birkaç örnek:

Kahrına Dünyanın’dan: “ben mi bu gurbetin yabancısıyım/yoksa bu diyar mı bende firari”

Uzun Bir Hüzün’den: “şimdi susma vaktidir/bir yudum esintinin/sıcaklığında gözlerin”

Kavgalar Bitmeden şiirinden: “bir şair, eve ekmek götürürken/merdiven boşluğuna düşer aklı/gölgesini takip eden geceye inat/kavgasıdır yeniden aydınlığa kavuşmak/kavuşturmak nimetle evde bekleyenleri”

Kitabın ilk bölümünde dikkatimizi çeken bir başka husus, şairin kendinden önceki birikimlere sahici bir şekilde bağlanmasıdır. Bu, sözgelimi Arif Ay’dan yapılan bir epigrafta görüldüğü üzere, günümüzün tecrübeli şairlerinden yararlanmak şeklinde olabildiği gibi, Saat ve İnsan şiirinde Necip Fazıl Kısakürek’e ve Su Kasidesi şiirinde Fuzuli’ye olduğu üzere, yakın ve uzak geçmiş dönem şairlerine yapılan atıflarla da olabilmektedir. Fatih Budak’ın gelenek bilgisi bu tip örneklerle sınırlandırılamaz tabii ki. Derinlere inildiğinde, sözgelimi onun “İsmail’e yol” bulduğunu, “tine, zeytine/asra…” ilmek attığını, Aslı ile Kerem’i “Su Kasidesi”nde erittiğini görürüz. İşte sonuncusu:

“misal-i keremdir deniz kokusu aslı dolu, aslı yağmur, aslı su”

Erdem Bayazıt şiirinden yapılan bir epigrafla giriş yaptığımız ikinci bölümde şairin daha dışa dönük bir kimliğe büründüğüne tanık oluruz. Gerçi Bir Zafer Muştusu: Bos-Na ve Muhasebe gibi şiirler bağlamında bu tarz bir kimliği ilk bölümde de görürüz. Fakat dediğimiz gibi, şairin bu yönü şimdi daha bir belirgindir. Şu şiirlerde olduğu gibi: İskilipli Atıf Efendi, Dua, Kana’da Bir Çocuk, Kutlu Kıyam, Öksüz Minare, Övünün, Özgürlük, Şehadet, Konuşuyor Ramazan: Tutun Beni!

İskilipli Atıf Efendi şiirinden bir örnekle bunu görünür kılalım: “kutlu bir davetçi/şubat soğuğu/kalkerken gözlerden/mekân perdesi/sevdasıdır kalbin/görülen rüya/kâh tren garında/kâh iskelede/soluğun, gezinen öfkedir/İskilipli Atıf Efendi/boz bulanık suda/bin yıllık çınar/gövdeni kesmede en kara şehir/kıyımdan kıyama/direniş vakti/zaman, bir yay olup/gerilir zaman/sehpalar/firdevs’e dayanak şimdi”

İkindi Gölgesi, Fatih Budak’ın ilk kitabı. Roza Yayınları tarafından yayımlanan İkindi Gölgesi, bir ilk kitap olarak oldukça yetkin. En önemlisi ise, şiire çalışan genç bir şairi haber veriyor.

Millî şiirin genç sesi demiştim Fatih Budak için; haliyle millî şuurun sesi. İşte bu sesin terennüm ettiği “Konuşuyor Ramazan: Tutun Beni!” şiirinden bir iktibasla sözümüzü tamamlıyoruz:

“ben ramazan/ inanç köprüsü aşkın/nefs ilel reyyan arası// tutun ve bırakmayın/ nurdan ellerimi/ çağların ötesinden/ seslenişimdir bu/ umut ve korku arası/ kârı ‘belâ’ bilen/ cennet sürgünlerine//  tövbe makamında/ bestekâr yüreğim/ tutuyor ellerinizi// ben ramazan/ ötelerin sesi/ yerle gök arası”…

 

islami sohbet kanalları,islami sohbet odalari,nur islami sohbet,ideal sohbet,mynet sohbet,duabahcesi,islami evlilik,islami sohbet net


Bir önceki yazımda « makalem var.

Site web editörü olan admin makale yazarlığı yapar. Site web editörü olan admin .

Benzer Yazılar

Merhaba Değerli islami sohbet siteleri İle En Güzel Arkadaşlıklara Merhaba ...

Dostluk Ve Saygı Sevgi İle Geliyoruz Kardeşliğe Önem Verenlerin Sitesi Haline ...

Sanma Mutlu Olursun Hayata Yersiz Zamansız Mutluluklar İnsana Tarafsız Duygular ...

Yorumlar



Bir Yorum Yazmak İstermisiniz ?

*