İslam ve Materyalizm-İslami Sohbet

yorum yok
0 views okuma
12 Eylül, 2012

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, iki cihan saadetimiz için bizlere İslam’ı ihsan eden, Allah(c.c)’a hamd, muallimimiz, liderimiz, Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’ya salât ve selam olsun.

İslam ve Materyalizm, biri HAK diğeri BATIL olan iki farklı şeydir. İslam’a bir hayat nizamı olarak bağlanan Müslümanların, materyalizmi bütün unsurları ile kökten reddetmeden, onunla hesaplaşmayı göze almadan İslam’ca bir hayat sürmelerinin imkânı yoktur. Materyalizmi benimseyen kimselerin ve toplulukların da, İslam’ı kendileri için bir tehdit ve tehlike olarak görmeleri, O’na karşı mücadeleyi zorunlu saymaları materyalist felsefenin gereğidir. Zira Materyalizmin Büyük İsrail hedefine ulaşması ancak, İslam’ın amentüsüne karşı yürüteceği mücadeleyi kazanmasına bağlıdır. Ortada bir mücadele vardır. Ve bugün bu mücadelenin İslam ile Irkçı Emperyalizm, yani Materyalizm arasında geçen bir mücadele olduğu inkâr edilemez bir gerçektir.

BU MÜCADELE NİÇİN YAPILIYOR

Bu mücadelenin niçin yapıldığını kavramak için insanın hikâyesine bir bakış yapmakta fayda vardır. İnsan yaratılmış mıdır, yoksa başka bir şeyden evrimleşmesini tamamlayarak bugünkü halini almış biyolojik bir canlımıdır? Zeminimizi doğru bir şekilde tespit etmeden isabetli bir sonuca varmanın imkânı yoktur. Zeminimiz İslam mı; yoksa Materyalizm mi olacaktır? Düşünelim ve kararımızı verelim. Biz Müslümanlar, insanın hikâyesini İslam’ın kaynaklarından okumak zorundayız.

İslam bütün hakikatleri kemal sıfatlarıyla vasıflı bir ilahın varlığı üzerine inşa etmiştir. Bu ilah Allah’tır. Allah; yaratandır, yaşatandır, yönetendir, tanzim edendir. Onsuz hiç bir şey olmaz ve düşünülemez. Bu uçsuz bucaksız kâinatı kemal sıfatı gereği yaratan O’dur. Bu kâinat O’nun varlığının hem delilidir hem de eseridir. Allah gizli bir hazine iken bilinmeyi isteyip severek ruhlar âlemini ve cisimler âlemini yaratmıştır. Allah melekleri, cinleri, hayvanları insandan önce yaratmış, sonra da Hz. Âdem’i eşrefi mahlûkat olarak yaratmıştır. Allah: “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” iradesine uygun olarak yarattığı Hz. Âdem için bütün meleklerine “Âdem’e secde ediniz” emrini vermiştir. Melekler Hz. Âdeme secde etmiş ancak İblis bu emri yerine getirmemiştir. İblis’in secde etmeyiş nedeni “Ben ondan üstünüm, Âdem’i kokmuş çamurdan yarattın beni ise ateşten yarattın” gerekçesidir.  Bu batıl bir gerekçe olduğu, kini, kibri, kıskançlık ve hasedi içerdiği, ırkçılığı öncelediği için Allah İblisi lanetlemiş ve huzurundan kovmuştur. Bu olay Kur’an’da Araf suresi 11 ile 25. ayetleri arasında ve başka surelerde anlatılmaktadır.  İblis kovulduktan sonra Allah’tan: “Bana, (insanların) tekrar dirilecekleri güne kadar mühlet ver” diyerek izin istemiş: “Beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin doğru yolunun üstüne oturacağım. Sonra elbette onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından sokulacağım ve sen, onların ekserisini şükredenlerden bulmayacaksın!” demiştir. İşte o günden bu güne, bu günden o güne kadar şeytan bu azdırma ve ifsat işini devam ettirmiştir ve ettirecektir.

Allah, Hz. Âdem’e secde olayından sonra: “Ey Âdem, sen ve eşin cennete yerleşin dilediğiniz yerden yiyin, ancak şu ağaçtan yiyip zalimlerden olmayın.” emrini verdi. Şeytan: “Rabbiniz size bu ağacı sırf melek veya ebedi kalanlardan olursunuz diye yasakladı, ben gerçekten size öğüt verenlerdenim” diyerek onları hile ile aldattı. Bu olaydan sonra Allah, Hz. Âdem ile Havva’yı dünyaya gönderdi. Böylelikle insanın dünya hayatı imtihanı başlamış oldu. İnsanın bu dünya imtihanını kazanıp tekrar cennete girebilmesi ancak İMAN ve CİHAD ile mümkün olacaktır. Allah insanlara dünya imtihanını kazansınlar diye İSLAM dinini göndermiştir. “Gerçek şu ki, insanı biz, karışık bir nutfeden yarattık. Onu imtihan edeceğiz. Onun için onu işiten ve gören yaptık. Şüphesiz biz ona yolu (İslam’ı) gösterdik. İster şükretsin, ister küfretsin.” (İnsan: 2-3)

İNSAN VE CİN ŞEYTANLARI

İnsanları Allah’ın yolu İslam’dan saptırmaya çalışan herkes şeytandır. Şeytan, stratejik ortağı Irkçı Emperyalizm ve işbirlikçileri insanları İslam’dan uzaklaştırmaya çalıştığı için şeytandırlar. Şeytanın insanlardan veya cinlerden olması arasında fark yoktur. Nitekim Müslümanlar insan ve cin şeytanlarından aralarında ayırım yapmaksızın Allah’a sığınırlar.

Materyalizm, Şeytan ve ortaklarının ürettiği bir ifsat dinidir. Bu din, ırkçılığı esas alan bir dindir. Üstün ırk inanışı bu dinin tartışmasız bir amentü kuralıdır. Bu din, şeytan tarafından inkârcı Yahudiler ile Hıristiyanlara emanet edilmiştir. Bunun için bir doların üzerindeki “İzleyen göz” şeytanın gözüdür. Allah’a inanmazlar. Onlar haham ve rahiplerini rabler edinmişlerdir. Kur’an bize bu gerçeği haber vermektedir: “(Yahudiler) Allah’ı bırakıp bilginlerini (hahamlarını); (Hıristiyanlar) da rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih’i (İsa’yı) rabler edindiler. Hâlbuki onlara ancak tek ilaha kulluk etmeleri emrolundu. O’ndan başka ilah yoktur. O, bunların ortak koştukları şeylerden uzaktır. (Tevbe: 31) Ey iman edenler! (Biliniz ki), hahamlardan ve rahiplerden birçoğu insanların mallarını haksız yollardan yerler ve (insanları) Allah yolundan engellerler. Altın ve gümüşü yığıp da onları Allah yolunda harcamayanlar yok mu, işte onlara elem verici bir azabı müjdele.” (Tevbe: 34)

Bu mücadele niçin yapılıyor sorusunu cevabını Kuran’dan okuyalım: “İman edenler Allah yolunda savaşırlar, inanmayanlar ise tağut (batıl davalar ve şeytan) yolunda savaşırlar. O halde şeytanın dostlarına karşı savaşın; şüphe yok ki şeytanın kurduğu düzen zayıftır.” (Nisa: 76)

İNSAN VE EĞİTİM

İslam ve Materyalizm bağlamında eğitim konusunda yapılacak değerlendirmeler önemlidir. Bu bizim kendimize gelmemize katkı sağlayacaktır. İslam ve materyalist batının insan tanımları eğitim anlayışlarını da belirlemektedir. İslam’a göre insan Allah’ın kuludur. Materyalizme göre insan Yahudi’nin kölesidir. Bizim milletimiz bin yıl İslam’a bağlı kalarak yaşamış ve insanlığa hizmet etmiştir. Lozan anlaşmasıyla birlikte Türkiye İslam’dan koparılmış, her alanda olduğu gibi eğitimde de yönünü batıya çevirmiştir. Batı yapısı itibariyle materyalisttir, emperyalisttir, ırkçıdır, inkârcıdır, üçlü ve çoklu bir ilah anlayışına sahiptir, dişilere tapınmaktadır.

Materyalizm iki insandan söz eder. Biri üstün insan, diğeri köle insan. Üstün insan dünyanın sahibi ve efendisi olan insandır. Bunlar seçilmiş kimseler olarak Tanrının çocukları Yahudilerdir. Bunların dışında kalan insanlar Âdem’in çocuklarıdır ve yabancılardır. Üstün insanın hizmetinde bulunsun diye maymundan dönme kölelerdir. Bir Yahudi olan Darvin’in evrim teorisi bu inancın bir yansımasıdır.  Rahip Martin Luther’in şu sözü bu inanışın en bariz delilidir: “Yahudiler, dünyadaki en üstün kanı taşımaktadırlar. Kutsal Ruh, onların eliyle Kutsal Kitabı dünyaya yaymıştır. Onlar Tanrı’nın çocuklarıdır, biz ise yabancılarız. Aslında, Kenanlı kadının hikâyesinde anlatıldığı gibi, bizler sahiplerinin masasından düşen ekmek kırıntıları ile yetinen köpekler gibi olmalıyız.”

Materyalizme göre eğitim İFSAT için planlanması gereken bir süreçtir. Bu süreçten geçirilen insanlar milli ve manevi direnç noktalarını kaybederek üstün insanın köleleri haline geliverecektir.

Türkiye’de eğitim bu ifsatçı anlayışa dayandığı için problemlidir. Okul kitaplarımız hurafelerle doludur. Batılılar İslam’ın izlerini silebilmek için Latinceyi ilim ve eğitim dili olarak dayatmaktadırlar. Türkiye bu dayatmaların sonucunda Latinceyi eğitim ve ilim dili olarak kabul etmiştir. Bu bir felakettir. Biyoloji, Sosyoloji, Psikoloji, Coğrafya, Tarih, Kimya, Matematik gibi ders kitapları bu ifsatçı anlayışa göre hazırlanmıştır. Bu kitaplar; okuyanlar inkârcı olsun Allah’ı bilmesin tanımasın için tasarlanmıştır. Bu eğitim anlayışının gayesi insanları İslam’dan uzaklaştırmak ve inkârcı, münafık, fasık ve facir olarak ölmelerini ve cehenneme gitmelerini sağlamaktır.

İslam ise eğitimi bir ISLAH süreci olarak görür. İnsanı dünya ve ahiret saadeti için hazırlar. Allah insanları kendisine kullukta bulunsunlar diye yaratmıştır “Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zariyat: 56) Peygamberlerin tamamı insanları bu istikamette eğiten birer öğretmendirler. Onlar insanlara inkârcılığı değil İslam’ı öğretmişlerdir.

İslam eğitimi: İnsanın, yaratıldığı fıtratın muhafazası için doğumundan ölümüne kadar, İslam’ın temel esasları doğrultusunda itikatta, ilimde, akılda, din ve ahlakta, ibadet ve amelde, beden ve ruh sağlığında, sosyal hayatta, iktisatta, ekonomide, siyasette, hukukta; hidayet, feraset, dirayet sahibi salih kimseler olarak yetiştirilmesi ve dünya ve ahiret saadeti için hazırlanması ilmi ve işidir şeklinde tanimlar.

Eğitimi: Her sınıf ve seviyedeki insanların düşünce ve davranışlarında, yanlışı değil doğruyu, zararlıyı değil faydalıyı, zulmü değil adaleti, çirkini değil güzeli, kötüyü değil iyiyi seçip uygun vasıtalarla ameli meleke kazandırmaya yönelik planlı programlı çalışma sürecidir.

Peygamberimiz (s.a.v) “Çocuklarınıza ilk söz olarak “Lailahe İllallah” (Allah’tan başka ilah yoktur) kelimesi ile başlayın.”  “Çocuklarınız yedi yaşına ulaştıklarında onlara namaz kılmalarını öğretiniz” buyurmuşlardır. İslam’da eğitimin gayesi insanlar Müslüman olarak ölsün ve cennete girsin hedefidir. “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten nasıl sakınmak gerekiyorsa öylece sakının ve (Kâfir, müşrik, münafık, fasık ve facir olarak değil) ancak Müslümanlar olarak can verin.” (Al-i İmran:102)

Allah insana İslam’a uymayı, Şeytan denen azılı düşmanın peşinden gitmemeyi tembih etmiştir. “Ey iman edenler! Hep birden barışa (İslam’a) girin. Sakın şeytanın peşinden gitmeyin. Çünkü o, apaçık düşmanınızdır.”(Bakara:208)

Eğitim mücerret bir süreç değil; ulvi bir görevdir. “Yaratan Rabb’inin adıyla oku” vesselam.

 

dini sohbet, islami sohbet,dini portal, islami portal, dini chat, islami chat,muhabbet,seviyeli sohbet


Bir önceki yazımda « makalem var.

Site web editörü olan admin makale yazarlığı yapar. Site web editörü olan admin .

Benzer Yazılar

Merhaba Değerli islami sohbet siteleri İle En Güzel Arkadaşlıklara Merhaba ...

Dostluk Ve Saygı Sevgi İle Geliyoruz Kardeşliğe Önem Verenlerin Sitesi Haline ...

Sanma Mutlu Olursun Hayata Yersiz Zamansız Mutluluklar İnsana Tarafsız Duygular ...

Yorumlar



Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.