|

EVLİLİĞİ SARSAN YANLIŞLAR
Sevginin belli bir süresi yoktur, aksine sevgi yıllar geçtikçe daha da
çoğalmakta, sağlamlaşmakta ve derinleşmektedir.
Yeter ki karşımızdakinin sevgisini kazanmanın yollarını bilelim ve sevgiyi yok
edecek hatta nefrete dönüştürecek yanlışlardan kaçınalım. Bunlar da çok küçük
şeylerde gizli, bize önemsiz gözüken tavır ve sözler aslında en büyük sevgilerin
yahut nefretlerin nedenidir. Öyleyse bir bakın, eşinize karşı yaptığınız şu
yanlışlar nasılda evliliğinizi sarsmaktadır:
1. Eşinin kişiliğine karsı ağır eleştiri de bulunma: Eşinin kişiliğini küçük
düşürücü, onur kırıcı sözler sarf etmek sevgiyi zedeler. “Sen hep böylesin, hep
beceriksizsin” suçlamalarına sitemkâr ve biraz da hakaret içeren “Hep kendi
bildiğini okudun. Beni dinlemedin.” sözleri suçlayıcı eleştirilerdir.
2. Eşlerden birinin kendisini terapist yerine koyması: ‘Senin hasta olduğunu
biliyorum, nedenlerini de biliyorum. Senin ne zayıflıkların var hepsini
keşfettim, ne yapman gerektiğini söylüyorum, beni dinlesen doktora filan da
ihtiyacın olmaz’ gibi sözler doğru değildir. Eş ne kadar bilgili, tecrübeli
olursa olsun kendini doktor yerine koymamalıdır.
3. İşi yokuşa sürme: Günün birinde eşlerden birinde olumlu bir değişiklik
olmuştur veya gittikleri doktor dinlenilmiş ve kişi olumsuz bir davranışından
vazgeçmiştir. Diğeri ise “On yıldır sana söyledim; ama beni dinlemedin, başkası
deyince daha mı kıymetli oluyor?” biçimindeki konuşmalar eşi üzen ve geriye
döndürebilecek tarzdadır.
4. Genellemede bulunma: Eşinize bir kalıp biçerek o kalıba sokan ifadeler
kullanmak, onu kötü bir fiille damgalamak da büyük hatalardan biridir. “Ben
senin için değiştim, sen benim için hiçbir şeyden vazgeçmedin. Çok bencilsin...”
sözleri evliliği yıpratır.
5. Eşinin aklını okuma: Çiftler arasında diyalog tek taraflı olmaya başladığında
eşler birbirlerine mesafe koymaya başlarlar. Sürekli iğnelemeler, kavgalar,
atışmalar artık kadın ve erkeği kendi dünyasına itmiştir. Erkek de kadın da
kendi dünyasında eşiyle konuşmaya baslar. Kafalarında kurdukları şeyler zaman
zaman birbirlerinin hareketlerine yorumlar çıkarmaya neden olur. “Senin ne demek
istediğini biliyorum. Ben senin bakışından anlarım.” gibi sözlerle esinin mimik
ve hareketlerinden anlamlar çıkarılmaya başlanılır.
6. Kendini hep haklı görme: Hatalar, yanlışlıklar iki taraftan da kaynaklandığı
halde kim daha haklı, adeta “mahkeme” kuruluyor.
7. Konuşurken sözlerin kesilmesi ve ses tonunu yükseltilmesi: İletişimde en
önemli husus konuşan insanı sonuna kadar dinlemek, çok gerekliyse aralara
girmektir. Dinlemek, anlamak ve kendimizi anlatmamız gerekiyor. Bunun yolu da
saygıyla dinlemek, ses tonunu yükseltmemektir.
8. Geçmişi hatırlatma: Evlilik hayati boyunca insanların olumsuz hatıraları
olmuştur. Kavgalar, tartışmalar, atışmalar ya da unutulan anlar, yapılan yanlış
davranışlar olagelmiştir. Evlilik hayati boyunca bu kötü hatıraların eşler
tarafından tekrar tekrar ısıtılarak ortaya konulması ilişkileri zedeler.
|