|
Kadın Araba Kullanabilir mi?
Zaman en büyük
yorumcudur. Yorumunu açıklasa itiraz edilmez!.
Bu sebeple, içinde
yaşadığımız zaman dilimi, kadının araba kullanıp kullanamayacağı konusunda
yorumunu yapıp hükmünü vermiştir. Artık bu hükme itiraz etmenin, bu yoruma karşı
koymanın geçerliliği olmaz, diye düşünüyorum.
Bugün yaşanan hayata
baktığımızda günün yaygın anlayışı diyor ki:
– Hanımlar araba gibi
bir nimetten istifade etmeli, mahrum kalmamalıdırlar.
Öyle olunca bizim
içinde yaşadığımız asrın verdiği bu hükme pek itirazımız olmaz. Peşin bir
hükümle kadının araba kullanmasına yasak gözüyle bakamayız. Çünkü araba
hayatımıza sonradan girmiştir. Yasak koyacak olan Fıkıh kitapları önceden
yazılmıştır. Önceden yazılan fıkıh kitaplarında sonradan çıkan araba kullanımı
yasağı elbette aranmaz. Biz bu olaya ancak, araba kullanacak hanımın yol
emniyetinin olup olmaması açısından bakar, asayiş bakımından inceleme gereği
duyarız.
Şayet hanımın araba
kullandığı şehir içinde emniyeti varsa, şaibeli durumlara maruz kalmayacağı
yaşanan günlük hayattan anlaşılıyorsa mesele yoktur. Hanım neden araba
kullanamasın şehir içinde?. Bu teknolojik nimetten neden istifade etmesin, cep
telefonuyla birlikte? Neden ille de umumi vasıtalarda tanımadığı yabancıların
içinde itişe kakışa yolculuk yapmaya mecbur tutulsun? Yasaklayan ayet, hadis
yoktur ki dini emirlere aykırı düşer diyerek kendi arabasını kullanmaktan men
edilsin. Bundan dolayıdır ki, kadının şehir içinde araba kullanmasında mahzur
olmayacağını ifade etmekte tereddüt etmeyen bu günün fıkıh yazarları, şehirler
arası yolculukta aynı cesareti gösterememekte, yol emniyetinin olmayacağı tenha
yerlerde maruz kalabileceği muhtemel şaibeli durumları hesaba katarak: “Yanında
mahremi olmayan hanım şehirler arası yolculuklarda tek başına araba kullanmamaya
dikkat etmelidir!” demekteler.
Aslında mesele,
fıkıhçıların konusu olmaktan ziyade, yol emniyetinin olup olmamasıyla ilgili bir
asayiş meselesi olarak da görünmektedir.
Arabasıyla tek başına
şehirler arası yolculuk yapan bir hanımın yol boyunca emniyeti ne durumdadır?
Yolun tenha bir yerinde meydana gelebilecek bir arıza, kaza ve ya herhangi bir
duraklama durumunda ne gibi durumlarla karşılaşabilir?
– Hiç bir
emniyetsizlik olmaz, ülkemizde namus emniyeti her yerde olanca garantisiyle
mevcuttur, şehir içi şehir dışı hiç fark etmiyor!.” diyorsanız, kendiniz için
geçerli cevabı kendiniz vermiş oluyorsunuz. Bunu diyemiyor da:
– “Ne olacağı pek
belli olmaz, her türlü şaibeli durumlarla karşılaşması beklenebilir” diye endişe
ediyorsanız, geçerli cevabı yine kendiniz vermiş oluyorsunuz, Yahut ta:
– Emin olunan yollar
var, olunmayan yollar var, diyerek Avrupa Asya memleketleri ayrımı da
yapabilirsiniz. Almanya’da şehirler arası yol emniyeti mevcuttur bile
diyebilirsiniz.
Konuyu neden yol
emniyetiyle bu kadar ilgili görüyorum? Onu da arz edeyim izninizle. Efendimiz
(sav) Hazretleri Mekke’de Müslümanların maruz kaldıkları can, mal, namus
emniyetsizliklerinden şikayet edip ümitsizleştikleri sırada şu mealde bir
gelecek açıklamasında bulunarak buyurmuş ki:
– Siz acele ediyor,
ümitsizliğe kapılıyorsunuz. Şunu iyi bilin ki, ileride öyle mal, can, namus
emniyetinin sağlandığı günler gelecek ki, bir kadın Yemen’den kalkıp bindiği
devesi üzerinde tek başına Mekke’ye gelecek, Kabe’yi tavaf edip tekrar bineğine
binerek tek başına memleketine dönecektir. Bu sırada yolda vahşi hayvandan başka
hiç bîr şeyden de korku ve endişe hissetmeyecektir!.
Demek ki, yol
emniyetinin sağlandığı zaman ve mekanlarda bir kadın tek başına devesine, yani
arabasına binerek uzaklardan yola çıkabilecek, hedefine varıp işini gördükten
sonra da tekrar arabasına binerek evine dönebilecektir. Bu sırada yolda öylesine
emniyet ve asayiş söz konusu olacak ki, bu kadın vahşi bir hayvan saldırısı
ihtimali dışında her hangi bir şeyden korkup ta emniyetsizlik hissetmeyecektir.
Demek bizim görevimiz,
saadet asrında sağlanmış olan bu yol emniyet ve asayişini bugün de sağlamaktır.
Şimdi burada soru şudur:
– ”Biz bu gün bu
emniyeti sağlayabilmiş miyiz? Yanında mahremi olmadan şehirler arası araba
kullanan hanımın böylesine bir emniyeti söz konusu mudur? Evetse, evet. Hayırsa.
hayır!.
Kaynak: Yeni Aile İlmihali, Ahmed Şahin,
Cihan Yayınları
|