Kadın İmam Provokasyonu
Yeni çıkan veya çıkartılan fitnelerden biri de
kadın imam meselesidir. Müslümanların bu gibi fitne tuzaklarına düşmemeleri
gerekir. Bu konu ile ilgili bilinmesi gereken maddeler şunlardır:
(1) 1400 küsur yıllık İslâm tarihinde kadın-erkek
karışık bir cemaate kadın bir imamın namaz kıldırdığı görülmemiştir. Böyle
bir şey dinimizde yoktur, bid’attir, dalâlettir.
(2) Katolik kilisesinde de kadınlar papaz veya
rahip olup kilisede âyin idare edemezler.
(3) Yahudilikte kadınlar haham olamaz. Ortodoks
Yahudi Sinagoglarında kadın-erkek karışık ibadet edilmez.
(4) Kadınların imam olamaması, İslâm’ın kadını
aşağıladığı mânasına gelmez. Dinimiz kadını, bazı hususlarda erkeklerden
üstün görmektedir.
(5) Kadının imamlığı ve cemaatin erkek-dişi karışık
olması işini dindar Müslümanlar çıkartmamıştır.
(6) Bu işin ardında Yahudiler, Dönmeler, agresif
misyonerler bulunmaktadır.
(7) Ömründe bir kere namaz kılmamış birtakım
ilerici kişilerin ille de kadın imam diye tutturmaları hayra alamet
değildir.
(8) Kadın-erkek eşitliğini kabul eden hiçbir ülkede
orduların yarısı kadın, yarısı erkek değildir; milletvekillerinin yarısı
kadın yarısı erkek değildir. Atletizm yarışmalarında kadınlar ayrı, erkekler
ayrı yarışır. Dünyanın hiçbir ordusunun genelkurmay başkanı kadın değildir.
(9) Türkiye’de İslâmî hareketin içine birtakım
gayr-i müslimler ve gayr-i müslimeler girmiştir. Bu gibi meseleleri onlar
kurcalamakta, fitne ve fesat çıkartmaktadır.
(10) Dinsizlerin İslâm toplumunu çürütmek ve halkın
kafasını karıştırmak için ele aldıkları ana konulardan biri kadın
meselesidir. İslâm medeniyeti hak medeniyettir. Teknik bakımından güçlü
olmakla birlikte temel felsefesi bozuk olan Batı medeniyetinin kadınlarla
ilgili ölçüleri bizi bağlamaz.
(11) İslâm dini, üzerinde resmî antet bulunan
“vesikalarla” kadınlara fuhuş yapma hürriyeti, izni, cevazı vermez.
(12) İslâm dini iffete, namusa, şerefe, neseb
güvenliğine büyük önem verir.
(13) Mimsiz modern medeniyet, zinayı suç ve günah
kabul etmez. İslâm ise büyük günah ve ağır suç olarak kabul eder.
(14) İslâm’ın kadınları ve kızları eğitmediği ve
câhil bıraktığı iddiası yalandır, iftiradır.
(15) Dinimizin esasları, hükümleri, ilkeleri
hususunda sadece din alimleri konuşabilir. Yahudilerin, Dönmelerin,
Hıristiyanların, ateistlerin, mürtedlerin İslâmî konularda bizi
aydınlatmaya, yönlendirmeye yeltenmeleri gülünçtür, soytarılıktan ibarettir.
(16) Bütün İslâm dünyası, kadın imam ve erkek-kadın
karışık cemaat meselesinde fitnecileri lanetlemekte ve kötülemektedir.
(17) Reformcular “bu konuda Kur’ân’da ayet yoktur,
binaenaleyh kadın imam olabilir, kadın-erkek karışık olarak namaz
kılınabilir” diyorlar. Bizim dinimizin hükümlerinin dört kaynağı vardır:
Kitabullah, Peygamberin Sünneti, İcmâ-i ümmet ve kıyas-ı fukaha. Kadından
imam olmayacağı, kadın- erkek karışık cemaat olamayacağı bin dört yüz yıllık
bir icma ile sâbittir.
(18) Feminizm, İslâm’a aykırı bâtıl ve fıtrata
aykırı bir ideolojidir.
(19) Dinimizden en ufak bir ödün bile vermememiz,
onu bütünüyle korumamız gerekir.
(20) Fitne, bid’at ve sapıklıklardan korunmanın
birinci yolu Peygamberin vârisleri, vekilleri, halifeleri olan râsih ve
‘âmil ulemaya tâbi olmak, dini onlardan öğrenmek, İslâm’ı onların anladığı
gibi anlamak ve uygulamaktır.
(21) Kendisi mutlak müctehid derecesinde olmayan
her Müslümanın dört fıkıh mezhebinden birine bağlı olması, İslâm’ı O’nun
hükümlerine uyarak hayata uygulaması gerekir.
(22) Ülkemizde dinsizler, müftülere kadın
yardımcılar verilmesi hususunda hükümete ağır baskılar yapmaktır. Böyle bir
şey büyük ve vahim bir bid’at olur.
(23) Sâliha kadınları tenzih ederek söylüyorum:
Çağımızın en büyük fitnesi kötü kadınlardır. İslâm’da kadın anne, nine,
teyze, bacıdır. İslâm, kadını ve kızı bir seks aracı, bir şehvet âleti
olarak görmez.
(24) Peygamber “Cennet annelerin ayakları
altındadır” buyurmuştur. Bu hadîs, dinimizin kadına verdiği değeri, şerefi,
itibarı göstermeye yeter de artar.
(25) Bangladeşli Teslime Nesrin, İslâm dininden
çıkmış, mürted olmuş bir nasipsizdir. Böyle bir kadına 100 bin dolar
tolerans ödülü verenler, onu baştacı edenler İslâm ve Müslüman düşmanıdır.
(26) Camilerde kadın-erkek karışık olarak namaz
kılınmaması, Müslümanları fitneden, ahlâksızlıktan, şehvet azgınlıklarından
korumak içindir. İbadet, camiler ve namaz temiz kalmalıdır.
(27) Kadınların kendilerine göre özel halleri
vardır. Bir kadın imam namaz kıldırırken hayız olsa ne olacaktır?
(28) Amerika’da iki kadının imamlık edip,
kadın-erkek karışık cemaate namaz kıldırması yüzde yüz provokasyondur.
Müslümanlar böyle oyunlara gelmemelidir.
(29) Akaid, ibadet, ahlâk esaslarını öğrenmek için
merhum Ömer Nasuhi Bilmen’in “Büyük İslâm İlmihali” adlı kitabını okuyalım.
(Veya onun benzeri, icazetli bir din alimi tarafından yazılmış güvenilir bir
ilmihali.)
(30) Dinimizde reform ve değişiklik yapılamaz.
İslâm dini, kulların uydurduğu beşerî bir din değildir ki, hükümleriyle
oynanabilsin. Bu dinin esaslarını, hükümlerini Allah ve Resulü koymuştur.
Allah yanılmaz. Resul, din konusunda kendi kafasından, kendi re’yiyle ve
hevasıyla konuşmamıştır. Allah’ın vahyi ile konuşmuş, hareket etmiştir.
Binaenaleyh O da yanılmaz.
(31) Biz Müslümanlar, şayet kurtulmak istiyorsak
Allah’a tâbi ve teslim olmamız gerekir. Bunun için de Resulullah’a itaat
etmemiz, O’nu kaaid önder bilmemiz, onun rehberliğini kabul etmemiz;
Kur’an’a sarılmamız; geçmiş sâlih seleflerin izinden ve yolundan gitmemiz
gerekir.
(32) Allah’ın yardımına kavuşmak isteyenler sabra
ve namaza sarılsınlar.
(33) Bizim din önderlerimiz Amerika’daki birkaç
eksik etek değil; Peygamber, Ashab-ı Kiram, Tâbiîn, Tebe-i Tâbiîn, Selef-i
Sâlihîn, Ehl-i Beyt-i Mustafa, Eimme-i müctehidîn, her devirde gelip geçmiş
sâlih, ‘âmil, râsih, muttaki alimlerdir.
(34) Allah’a, Peygamber’e, Kur’ân’a, Şeriata,
fıkha, sülehaya tâbi olanlar aziz olur; bunları bırakıp da fâsık, fâcir ve
fitnecilerin peşinden gidenler rezil ve zelil olur.
(35) Kur’ân’ın beyan buyurduğu üzere İslâm, Allah
katında tek hak dindir. Bu din korunmuştur. Onu bozmaya çalışanlar, bu gibi
fesatçıların peşlerinden gidenler doğru ve iyi yolda değildir. Herkes
ayağını denk alsın. Hiçbir kimse Allah’la, Peygamberle, Kur’ânla, savaşamaz.
Mehmet Şevki Eygi