Konuşma Makineleri-İslami Sohbet

yorum yok
0 views okuma
9 Eylül, 2012

Kahvehanede veya çay bahçelerinde yapılan sohbetlerde, lafın belini kırma adına her konuda söz söyleyebilirsiniz; hatta bütün sohbetlerde dinden siyasete, eğitimden Çamlıca’ya cami yapımına, ekonomiden ahlâka, evlilikten boşanmaya, trafikten teröre kadar “her konu” gündeme alınabilir. Buralarda herkes kendi meşrebine veya çevresinden duyduğu ve doğru kabul ettiği argümanların savunusunu yapabilir, yapıyor da…

Dost veya arkadaş ortamlarında “tartışmak, konuşmak, dertleşmek” düşüncelerin karşılıklı olarak test edilmesi anlamına gelir. Zaten “çevremiz”de ve “toplum”da olup bitenleri bu şekilde öğreniyoruz. Bu tür konuşmaların kimseye bir zararı yoktur; tabii iftiraya, karalamaya varmadığı, kavgaya dönüşmediği müddetçe!  Bunlar insanların birbiriyle kaynaşması ve terapisi açısından çok güzel şeylerdir.

Ancak hiç test edilmemiş bireysel fantezilerin, bir gazete sütununda yazılması veya televizyon ekranlarında uluorta söylenmesi, olaya farklı bir boyut kazandırmaktadır. Bu hal “İstediğim gibi araba kullanırım; istediğim kadar hız yaparım, kırmızıda da geçerim, cezam neyse onu da öderim” afra tafrasından sonra; metallerin arasına sıkıştığınızda, bir yerlerinizden kırmızı mürekkebe benzer bir sıvı akmaya başladığında, “İnsanlık ölmüş, kimse yardım etmiyor” deme hakkınız da olmaz. “Eden bulur” kuralı gereği, basit bir müdahale ile hayatınız kurtulacakken pisi pisine ölüp gidebilirsiniz.

Hayat dengeler üzerine kurulmuştur. Ne ekerseniz onu biçersiniz. Belirli bir yaş döneminde insanın başında esen kavak yellerinin, bir zaman sonra esmeyeceğinin de düşünülmesi gerekir. Bilge kişiler, “Allah sonumuzu hayır eylesin” diye dua ederler. Daha hayatın başında veya baharında olan kişiler, hayatın hep böyle devam edeceğini zannettikleri için, “para kazanıp refah içinde yaşama” dışında “gelecek” veya “son, sonra” diye bir düşünceleri yoktur. Oysa hayat başlı başına bir bilmecedir. Hiçbir şey insanın istediği gibi, arzu ettiği gibi olmuyor.

“Geriye kalan” adlı yeni bir filmin vizyona girmesi dolayısıyla, filmin bayan oyuncuları ile evlilik ve aile ilişkileri üzerine yapılan bir röportajda (“Kadınlar İntikamı Birbirinden Alıyor”, Radikal, 02.09.2012) bayan oyuncuların söyledikleri şeyler dikkatimi çekti. Genç oyuncu Şebnem Hassanisoughi şöyle diyordu: “Evlilik bir sözleşme, temelde ekonomik ama topluma karşı verilmiş bir söz var. Toplum düzeninin tehlikesizce sürebilmesi için gerekli bir şey olduğunu düşünüyorum, ben onaylamıyorum ama gerekli olduğunu görmüşler. Belki evlilik olmasa işler karışabilirdi, en başta cinsel ilişkileri açısından. Ama birbirini seven insanlar evlenirler ve ben ‘aaa ne güzel bir evlilik’ diyerek çok da severek bakabilirim onlara. Ya da canım evlenmek isteyebilir veya evlenebilirim bir gün. Ama meselâ bir kafes düşünün, kafes aslında çok güvenli bir yer olabilir, çünkü herhangi bir saldırı gelmeyecektir ama sonuçta o bir kafestir ve oradan da çıkmak isteyeceksinizdir. Evlilik de bunun gibi. Belki o yüzden aldatmalar ve dürüst olmamak sorunu yaşanıyor.”

Burada söylenen her bir söz başlı başına bir problem! Her şeyden önce evliliğin “ekonomik bir sözleşme” olarak nitelenmesi, iki kişi arasında yapılan “işlem”in bir “evlilik” olmadığının bir kanıtıdır. Ekonomiktir dediğiniz zaman, orada ekonominin kuralları geçerli olur. Ekonomik ilişkide, “konuşan” paradır. Herkes parası kadar konuşur, parası kadar sever diyeceğim fakat sevmek ekonomik değildir, çünkü ekonomi karşılık beklerken, sevgide karşılık beklenmez.

“Toplum düzenini tehlikesizce sürdürebilmek için gerekli bir şey olduğunu düşünüyorum” gibi ikiyüzlü bir tavır içinde olmak evliliğin kurdudur, böyle bir düşünce kısa zamanda evliliği yer bitirir. Ardında “oyuncu bayan” ekliyor, “Canım isterse…” Ne kadar naiv bir istek! Canım isterse olur, istemezse olmaz! “Turşu canım istemiyor, bana çoban salatası verin” der gibi.

Bunlar, başında kavak yelleri esen, üç beş kuruş cebine para koymuş “tazeler”in, papatya falına bakar gibi laf üretmesinden başka bir şey değildir. Bu bakış açısıyla, bu felsefesizlikle evlilikten söz edilemez, çünkü evlilik ciddiyet ister.

“Evlilik-kafes ilişkisi” konusundaki sözleri de ne kadar özgürlükçü bir anlayışa sahip olduğunun bir kanıtı! O zaman hiçbir surette “ev”e girmeyiniz. Çünkü ev bir kafestir. Evle yetinmeyip gök kubbeyi de bir kafes olarak görür müsünüz bilmem! Bu tür söylemlerle, “gençlere evlilik dersleri” vermeye kalkışmak en hafifinden, ağızdan çıkan sözün “vebal”inin ne olduğunu bilmemektir.

Aklıma, yıllar önce “taze bir felsefe öğretmeni”nin yaşadığı hadise geldi. Birisi ile duygusal bir ilişki yaşıyordu. Ben ona, “Dikkat et! Sözünü ettiğin kişi seninle gönül eğlendiriyor olmasın!” dediğimde, “O benden hoşlanıyor, ben de ondan hoşlanıyorum, gerisinin ne önemi var ki?” diyordu. Ben, “Yine de dikkatli ol, evli olabilir, sonra hayal kırıklığına uğrarsın, çok üzülürsün!” dememe rağmen karşılıklı olarak gönül eğlendirmeye devam ettiler!

Bir gün onu odamda ağlarken gördüm. “Hayırdır, seni kim üzdü” demem üzerine, olup bitenleri anlattı. Adam evliymiş, eşi durumu farketmiş, evde kızılca kıyamet kopmuş; adam gelip, “Bu ilişki burada biter” deyip kestirip atmış! Günlerce kendine gelemedi “taze felsefe öğretmeni!” Çünkü hayat, teorik bir felsefe değildi; toprak sertti ve hayat acımasızdı. Hayata sorumsuzca bakmakla, hayatı umursamak ayrı şeylerdir. Hayatı umursayan kişinin ciddi bir felsefesi yaşama biçimi olur. Bunlar “canım isterse!” ile olacak şeyler değildir. Evlilik, denk olan bay ve bayanın, önemsedikleri “ortak değerler” etrafında, birlikte yaşamayı düşündükleri ve büyük umutlarla bunu gerçekleştirmeyi istedikleri dünya-âhiret birlikteliğinin adıdır. “Konuşan Türkiye” mi, “düşünen Türkiye” mi daha umut vericidir?

 

dini sohbet,dini sohbet odaları,dini chat,dini sohbetler,dinisohbet,dinichat,dini sohbet siteleri,islami sohbet,nur sohbet,nur chat,seviyeli sohbet,muhabbet,nur sohbet odalari,nur chat odalari


Bir önceki yazımda « makalem var.

Benzer Yazılar

Merhaba Değerli islami sohbet siteleri İle En Güzel Arkadaşlıklara Merhaba ...

Dostluk Ve Saygı Sevgi İle Geliyoruz Kardeşliğe Önem Verenlerin Sitesi Haline ...

Sanma Mutlu Olursun Hayata Yersiz Zamansız Mutluluklar İnsana Tarafsız Duygular ...

Yorumlar



Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.