Kuran’dan Yüz Çevirmek Ve Kurandan Soğumak

yorum yok
15 views okuma
14 Temmuz, 2014

kuran-i-kerimKuran’dan Yüz Çevirmek Ve Kurandan Soğumak,Halkımızın dine karşı tuhaf bir algısı var. Sanki dindar olunca; zahmet çektirici, insanı sıkan ve sürekli kısıtlayan bir yaşantının içerisine girecekmişiz gibi algılıyorlar. Bence bu algı, belki de biraz, geleneksel ve gerçeğin dışında olan uydurma batıl inançların içimize yerleşmiş olmasından kaynaklı. Hayat güzel yönleri ve sıkıcı yönleriyle bir bütündür. Hastalıklar, maddi sıkıntılar, işteki görevler, okul sınavları, kederler, acizlikler, yorgunluklar, sorumluluklar… Din, sıkıntılara karşı insanı diri ve ümitli tutar. Allah, sakınmayı öğütler ama sakınmamızı öğütlediği her şey bize bu dünya hayatında da gerek birey olarak, gerek toplumsal olarak; huzur, mutluluk ve ferahlık getirir. Dini sorumluluklar, insanı dünyevi tatminliklere götürür. Günlük kılınan namazlar, sıkıntılara ve hayatın bayalığına karşı, insanı dimdik durmaya ve dayanmaya iter. Dünyevi metaryaller anlam kazanır. Kocaman bir sanatın içinde, duygu ve düşünce sahibi benlikler olduğumuz anlaşılır. İçtiğimiz suyun dahi, dostun ikramı olduğunu biliriz.

Dindar birisi, zalimin bir gün asla dönemeyeceği bir hesaba çekileceğini ve ebedi sürgüne gönderileceğini bilir. Dünya’da tattığı güzelliklerin, misliyle çarpılacağı koca bir güzellikte, sıkıntı ve bıkkınlık duymadan, koşulsuz tadılabiliceğini bilir. Ümitle, ahiret yaşantısını bekler. Zahmet, sıkıntı Kuran’a tabi olanın değil, esas Kuran’dan yüz çevirenin yüküdür.

Allah’ın ayetlerini göz ardı edenlerin halini, hesap gününde Rabbimiz şöyle buyuruyor:

Kim benim Kitab’ımdan (Kuran’dan) yüz çevirirse, şüphesiz onun için sıkıntıyla dolu bir hayat vardır, kıyamet günü de onu kör olarak meydana çıkarırız.

O der ki: “Rabbim, beni neden kör haşrettin, ben gören biri idim?”

Allah buyurur: “Ayetlerimiz sana geldiğinde sen böyle unutmuştun; bugün de sen aynı şekilde unutuluyorsun.”(Taha-124-126)

Kuran, insanı bahtsız kılmaz. Zahmetin içine de itmez. Kuran, bu dünyada bir insanın duyabileceği en güzel sözlerdir. Bizzat, okuyanın kendisine gelmiştir. Hem de dayanabileceği tek gerçek dost tarafından. Onu en iyi bilenden gelmiştir. Herhalde bazılarımız; Kuran’ı araştırmanın, okumanın, anlamaya çalışmanın ömür çürütecek tarzda büyük bir emek istediğini düşünüyor. Halbuki, zaten insan çürümeye doğru giden bir canlıdır. İster Kuran’la, ister Kuran’sız…

Biz bu Kuran’ı sana, zahmet çekesin/bedbaht olasın/zorluk ve şiddet sergileyesin diye indirmedik. Saygıyla ürperene bir hatırlatma/öğüt verme olsun diye indirdik. (Taha-2,3)

Allah’a inanmasına ve müslüman olduğunu söylemesine rağmen çevremizde bir yığın insan görüyoruz. Kuran’ı okumayan, manasını anlamaya çalışmayan, üzerinde düşünmeyen… Allah, Kitab’ı öğüt almamız ve üzerinde düşünmemiz için indirdiğini söylüyor. Bazılarımız, Kuran’ı anlayamayacağımızı, çok üstün bir akla sahip olmamız gerektiğini iddia ederken; Allah’ın sözleriyle çelişiyorlar. Allah, kitabını bizlerin anlaması için kolaylaştırdığını söylüyor.

Yemin olsun ki, biz, Kuran’ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var !? (Kamer-32)

Bu ayeti okuduktan sonra, Kuran’ı düşünmenin bizim vazifemiz olmadığını, Kuran’ın anlamamız için zor bir kitap olduğunu mu söyleceksiniz gerçekten? Kuran’ı düşünmemiz lazım. Kuran’dan öğüt almak, ibret almak ancak Kuran’da ne yazdığını bilmekle mümkün olur. Bilinmeyen kelimelerin söylemesi ve her harfin sevap kazandıracağını beklemek değildir, Kuran okumak. Kuran’ı bilmek, hocalardan dini emirleri öğrenmek değildir. Din hocası denilenlerin ağzından çıkanları dinlemekte değildir, Kuran’ı bilmek. Kuran kendisinin anlaşılmasına çağırır, hem de bizzat senin anlamana çağırır!

Kuran’ı okumak, bir müslümanın vazifelerindendir:

Rabbinin kitabından sana vahyedileni oku. (Kehf-27)

Mümin, hayatı boyunca Kuran’la iç içe olmalıdır. Sabah göğün ilk ışık alametlerinin başlamasıyla güneş doğana kadar ki ara mümin için ibadet vaktidir. Sabah namazı kılınır. Güne Allah’ı anmakla başlanılır. Bu vakit sadece namaz için emredilen bir vakit değildir, bu vakitte Allah Kuran okumamızı da kitabında bildirmektedir.

Sabah Kuran’ını da gözet. Çünkü sabah Kuran’ı tanıklarca izlenmektedir. (İsra-78)

Kuran, müminlerin hidayetini arttırıcı bir kitaptır. Hidayetimizin artması, kendimize gelmemiz ve silkelenmemiz için bir ışıktır.

Bu (Kuran), Allah’ın kılavuzudur ki, onunla dilediğini/dileyeni hidayete erdirir. Allah’ın saptırdığına gelince, ona kılavuzluk edecek yoktur. (Zümer-23)

Herkes, kıyamet gününden soruyor! Kıyamet günü ne ile yüzleşeceğimizden! Kuran’da öldükten sonra dirildiğimiz an kıyamet olarak adlandırılır. Hesap günü gelip çatmıştır. Kaçacak hiçbir yol yoktur. Dünyaya geri dönüşte. Bu geri dönüşün olmayacağı günde, Kuran’dan yüz çeviren, onun sayfalarını anlamak ve düşünmek üzere aralamayanların hiç yükü yok mu dersiniz! Elbette var! Rabbin sana anlaman, düşünmen için bir kitap göndermiş ve sen kendin açıp ona bakmamışsın bile!

Biz sana katımızdan da bir Zikir/Kuran vermişizdir. Kim ondan yüz çevirirse, kıyamet günü bir günah yüklenecektir. Uzun süre o yükün altındadır; kıyamet gününde bu onlar için ne kötü yüktür! (Taha-99,100,101)

Selam, hayatını Kuran rehberliğiyle sürdürmeye çalışanların üzerine olsun. Selam, Kuran’la çelişen bir tavrın içine girmemeye, Allah’ın rızasını kazandıracak takva ile çelişmemeye dikkat edenlerin üzerine…


Bir önceki yazımda « makalem var.

Benzer Yazılar

Bizleri Kurandan Soğutan Zihniyetlere Dikkat Edin her geçen saniye ve her dakika ...

Kuranıkerim Kadınlara Nasıl Giyinin Diyor Rbimiz kadınlarımıza sakının dedi ...

Sizlere şöyle bir söz söylesem ve desem ki, Kur’an Müslümanlığı diye bir ...

Yorumlar



Bir Yorum Yazmak İstermisiniz ?

*