Lafı Bırakıp İcraata Geçmeli-İslami Sohbet

yorum yok
6 views okuma
7 Ağustos, 2012

Hakkari Şemdinli’de 24 Temmuz’dan bu yana çatışmalar sürüyor. Bu çatışmalarda resmi açıklamalara göre şimdiye kadar 115 terörist etkisiz hale getirilmiş. Buna rağmen çatışmaların sürüyor olması düşündürücüdür. Bu arada, Şemdinli’deki çatışmalar sürerken Çukurca’da teröristler iki karakol ve bir askeri üsse saldırıyor, 6 askerimiz ve 2 korucu şehit olurken 14 terörist de etkisiz hale getiriliyor… Kısacası yaşananları bir grup terörist ile mücadeleden ibaret görmek mümkün değildir. Bu arada yapılan açıklamalarda teröristlerin Kuzey Irak’tan giriş yaptıkları ve Esad’ın da terör örgütüne destek verdiği resmi ağızlarca açıklanıyor. Gazeteler Çukurca’daki iki karakol ve bir askeri üsse PKK saldırısını manşete, “İpin ucu düşmanda”, “PKK’yı Esad destekliyor”, “Terörün ipini tutan düşman ülkelere hadleri bildirilecek” şeklinde Başbakan’ın sözlerinin değerlendirmesini taşıyor.

Hemen belirteyim ki, terörün arkasındaki düşman ülkeleri tespit sanıldığı kadar zor değil. Artık bunların adının net olarak konulması gerekiyor. Yuvarlak cümlelerle saldırıları geçiştirmek mümkün olmaz. Elbette resmi ağızların her bildiklerini ve düşündüklerini açıklamaları mümkün olmayabilir ama, artık terörün ipini tutan düşman ülkelere hadleri bildirilmelidir. Çünkü, 25 yılı aşkın bir süreden beri hep teröre destek verenlerin hadlerinin bildirileceği ifade ediliyor ama bir türlü bildirilmiyor, bildirilemiyor.

Son 1.5 yıldır Suriye ile aramızın bozulduğu, Esad’ın Türkiye’ye karşı her türlü gelişmeye destek verdiğini biliyoruz. Bunu gizli olarak da yapmıyor. Ancak, Esad’ın teröre destek vermeye başlamasından önce Ortak Bakanlar Kurulu toplantılarının yapıldığı dönemde de teröristler gruplar halinde sınırımızı aşıp eylemlerde bulunuyorlar. Kaldı ki, dün olduğu gibi bugünde terör örgütünün üssü Kuzey Irakta bulunuyor. Buradaki hareketlerine yönelik ne Kuzey Irak yönetimi ne de Irak merkezi yönetimince bir sınırlandırma getirilmiyor. Irak merkezi yönetiminin Kuzey Irak’ta etkisinin olmadığı, buradaki kontrolün tamamen Bölgesel yönetimin elinde olduğu gibi bir görüntü ortaya çıkıyor. Yani terörün ipini tutan düşman ülkeler deyince akla önce Kuzey Irak bölgesel yönetimi ve Irak Merkezi yönetimi geliyor. Buna şimdilerde Suriye’de eklendi. Ancak, bunlar görünen düşman ülkeler. Birde bunların arkasındaki ülkeler var. Bugün eğer Kuzey Irak’ta oluşturulan bölgesel yönetim Türkiye’nin tüm isteklerine rağmen terör örgütüne kol-kanat germeyi sürdürüyor. Bununla da yetinmeyip kendisini tüm Kürtlerin koruyucu şemsiyesi gibi görüyor ve bunu ifade etmekten çekinmiyorsa bu gücü nereden aldığını doğru tespit etmek gerekiyor. Şunu söylemek sanıyorum bir tahmin değil gerçeğin ifadesidir. Kuzey Irak yönetimini gerek Türkiye’ye ve diğer komşu ülkelere karşı böylesine fütursuzca hareket etmeye iten ABD’dir. Bu gerçek biliniyorken Başbakan’ın bir soru üzerine Obama’nın kedisine karşı hep saygılı ve samimi davrandığını söylemesini anlamak mümkün değildir. Bu sözler siyasetin bir gereği olarak ifade edilmiş olabilir.

Demek istediğim o ki terörün iplerini tutan düşman ülkeler bellidir. Önemli olan bu ellerin kırılıp kırılamayacağı ya da nasıl kırılacağıdır. Bu bakımdan her saldırının arkasından bazı ellerin kırılacağının açıklanmasından ziyade bu ellerden hiç olmazsa birini sıkıca kavrayıp arkaya çevirip elin sahibini hareketsiz hale getirmek gerekiyor. Ne var ki, hala terörle mücadelede ve özelliklede Kürt sorununun çözümünde ABD ve Peşmerge liderinden destek istenmektedir. Dost ve müttefikimiz(!) ABD terör konusunda Türkiye’yi her seferinde Kuzey Irak’a yönlendiriyor. Bir diğer ifade ile düne kadar Kuzey Irak’ta bir oluşuma karşı olduğumuzu tekrarlarken şimdilerde bize rağmen oluşan yapıya Türkiye yönlendirilerek,beraber yaşamaya mecbur olduğumuz hissettirilmeye çalışılıyor.

Terörün ipini tutan düşman ülkelerin uzakta bulunanı ABD, bölgede bulunanı İsrail ve bunların maşalığını yapan Kuzey Irak yönetimidir. Esad’n son zamanlarda terör örgütüne destek vererek Türkiye üzerine salması kendisinin rahat nefes almasını sağlamaya yöneliktir. Irak merkezi yönetimi ise zaten ayağını yere sağlam olarak basabilmiş değildir. Zaten işgalci ABD çekilirken öylesine bir yapı oluşturdu ki, güya Irak’ta merkezi bir yönetim olmakla birlikte bu merkezi yönetimin Kuzey Irak’taki yönetime sözü geçmiyor, gücü yetmiyor. Bu bakımdan terörün ipini tutanlara haddini bildireceksek bu hususta daha fazla beklemenin bir anlamı yoktur. Çünkü, bekledikçe verdiğimiz şehitlerin sayısı artıyor. Kısacası, artık terörle mücadelede laf dönemi kapanmalıdır.

dini sohbet,dini sohbet odaları,dini chat,dini sohbetler,dinisohbet,dinichat,dini sohbet siteleri,islami sohbet,nur sohbet,nur chat,seviyeli sohbet,muhabbet,nur sohbet odalari,nur chat odalari


Bir önceki yazımda « makalem var.

Benzer Yazılar

Merhaba Değerli islami sohbet siteleri İle En Güzel Arkadaşlıklara Merhaba ...

Dostluk Ve Saygı Sevgi İle Geliyoruz Kardeşliğe Önem Verenlerin Sitesi Haline ...

Sanma Mutlu Olursun Hayata Yersiz Zamansız Mutluluklar İnsana Tarafsız Duygular ...

Yorumlar



Bir Yorum Yazmak İstermisiniz ?

*