Ramazana Ve Teşekkür ayı Hoş Geldin

yorum yok
2 views okuma
18 Temmuz, 2014

Ramazana Ve Teşekkür ayı Hoş Geldin,Şükür ayı Ramazan tekrar bizlerle buluştu. Yıllardır görüştüşümüz, evlerimize bir ay boyunca misafir ettiğimiz Ramazan tekrar evlerimize konuk olarak geldi. Oruçlarımızı çocukluğumuzdan beri tutmaya çalışır, kah susuzluğa, kah aclığa ağlar ama sonunda bayrama ulaşır ve bir kere daha orucu bozmadan geçirdiğimiz için şükr ederiz. Küçükken yarım gün ve yarım aylarla başlar, daha sonra büyüdüğümüzü ispat edercesine tam gün ve tam ay tutmaya calışarak Ramazanı tamamlarız.. Peki ama bu kadar aşina olduğumuz ve bu kadar zorluklara rağmen bir türlü bırakamadığımız orucu yani Ramazanı tanıyormuyuz? Tanıyorsak ne kadar tanıyoruz? Tanıma(ma)ktan dolayı Ramazanın hakkını verebiliyormuyuz? Oruçu tutarken, orucu bize farz kılan Allah`ı ne kadar tanıyoruz? Oruçla memnun etmeye calıştiğımız ilahımızı neden Ramazandan sonra memnun etmek için aynı gayreti göstermiyoruz? Ramazan ayında yemememize içmemize, konuşmamıza (dedikodu, hakeret ….), düşüncelermize (hile, kötülük), günlük hayatımıza (içki içmeden tutun, oturup kalkmamıza kadar) karıştırıyoruzda, Ramazandan sonra neden birden Allah`ı sadece dua ve ibadetlerimizle başka alanlara karıştırmıyoruz? Nasıl oluyorda müslümanlıktan birden bire laikliğe geçebiliyoruz?
O kadar cok cevap bekleyen sorular varki. Tabiki burada bunlarin hepsini cevaplayacak degiliz. Bu soruları insanlar kendilerine sorsunlar diye buraya yazmak istedim.

Fakat, neden oruç tutuyoruz ve aslında neden tutmalıyız? Ramazan ayı neden önemlidir, burada başlayarak belkide zihnimize bir kapı açar ve o kapıdan tefekkür girerde diğer soruları kendi kendimize yanıtlarız. Yillardır acları hatırlamak ve Allah için aç kalmak diye düşünerek tuttu bir çoğumuz orucunu. Birincisi madem açları hatırlamak için oruç tuttuk, o halde küçüklükten beri neden sofralarımızda hiç ac insanlar yoktu? Neden günlük doyurmak zorunda olduğumuz fakirlere sadece Ramazan sonunda Fitre adı altında cüzzi bir miktar verebildik? Neden yaptıklarımızı hiç düşünmeden yapıyoruz, neden hiç aklımızı kullanmıyoruz? Ayrica neden Allah aç kalanları sever? Bunları hiç düşündük mü?
Aslında Ramazanın asli nedeni veya ilk nedeni açları hatırlamak değildir. Ramazan ayında bizlere yol gösterici ateşten kurtarıcı olarak Allah`tan gönderilen Kur´an için Allah`a şükr etme ayıdır. Allah`a şükrün (teşekkürün) çesitli şekilleri vardır, oruçta bunlardan bir tanesidir. Eger Kur´an bize gönderilmeseydi veya Kur´an biz öldükten sonra insanlığına gönderilseydi, bizlerin çoğu bizi yaratanı nasıl memnun (Razı) edeceğimizi bilemeden yaşayacak ve sonunda büyük ihtimal ateşle karşılasacaktık. Işte bizleri bu halde bırakmayıp, bizlere cennetin yolunu, insan olmanın yolunu gösteren Kur´anı gönderdiği için gönderilmiş olduğu bu ayda. Rabbimizin isteği ile ruhumuzu besleyip, bedenimizi aç bırakarak Rabbimize teşekkür ediyoruz. Evet Ramazanın ana nedeni işte bu teşekkürdür. Biz oruç tutarken Allah´a, bizi kurtardığı için tesekkür ediyoruz, bilincini kendimize yerleştirsek, oruç tutmak belki bize daha kolay gelecek ve neşe ile oruç tutmamıza neden olacak.

Teşekkür ederim Allah´ım, bize Kur´an gönderdin, bize Sen kendinden bahsettin, kendini tanıttın, Senin rızanı nasıl kazanırız onu gösterdin, dünyada nasıl yaşamalıyız, nasıl onur sahibi oluruz, nasıl insan olup güzel yaşarız, cehennemden nasıl kurtuluruz bunları bize gösterdin. Kur´an ile bize Rahmet ettin. Sana teşekkür ederim ey Rahmet sahibi ,dediğimiz aydır Ramazan. İşte bu orucumuz beden ve hal ile tesekkürümüzdür. Dünya nimetlerinin aslında bizim malımız olmadığını, elimizin altında olmasına rağmen istediğimiz zaman yiyemediğimiz bir şeyin gerçek sahibi değilizdir. Bunların tek sahibi Allah olduğunu eğitimidir oruç.

Teşekkür (Şükr), aslında insanın, Allah karşısında acizliğin, yaratilmışlar katında ise şerefli olduğunun bir göstergesidir Teşekkür kendi başına bir ibadettir. İste Ramazanları bu bilinçle güçlendirirsek belki biraz daha islama yakışır bir biçimde yaşamış oluruz. Madem Ramazan islamın bir parcası o halde, islama yakışır bir bicimde yaşamalı ve o bilinçle yerine getirilmelidir. Madem Ramazan Allah´ın bir emri, o halde Allah´ı memnun edecek şekilde yaşamalı ve Allah´ı Ramazdan sonrada ve öncede hayatımızın her anında memnun etmek için uğraşmalıyız ve yaşamalıyız.

Asıl olan Allah´ın rızasıdır başka herşey tefaruattır.


Bir önceki yazımda « makalem var.

Site web editörü olan admin makale yazarlığı yapar. Site web editörü olan admin .

Benzer Yazılar

Günümüzde Yaygınlaşan Yazılı Dini Sohbet Siteleri Her Geçen Gün Artış ...

Adana Dini Sohbet Keyfini Yaşıycak Adana Sohbet Ve Adana İslami Sohbet Keyfini ...

İStanbul Dini Sohbet Odaları Dini Sohbet İstanbul  Olarak Sizleri Siz Le ...

Yorumlar



Bir Yorum Yazmak İstermisiniz ?

*