Selam alıp verirken nelere dikkat etmeliyiz

yorum yok
7 views okuma
27 Haziran, 2013

Öncelikle, selamfatiha2a karşılık vermek gerekiyor. Birisi, “Esselamü Aleyküm” dediyse, bön bön bakıp verilen selamı almamak İslam’ın ön gördüğü uygun bir tavır değildir. Verilen selamı almak gerekiyor. Çünkü neticede selam, karşılıklı olarak birbirine saygının, sevginin ve duanın bir ifadesidir. Bu nedenle, selama icabet etmek gerekiyor. Selama icabet etmek şarttır.  Mesela; Hz. Peygamber (sav), kendisine selam veren insana sırtını dönerek selamını almazdı. Önünü, yüzünü insanlara dönerek onların selamını alırdı. Selam vereceği zaman da, insanların yüzüne bakarak ya da önünü onlara dönerek selam verirdi. Çünkü bu, her şeyden önce insana duyulan saygıdan kaynaklıyor.   Hz. Peygamber (sav), gördüğü bütün müminlere selam verirdi. Bununla ilgili birçok Hadis-i Şerif var. Mesela bir gün, Hz. Peygamber Medine’de bir müminle karşılaşıyor. Mümin, selam vermeden geçmeye çalışınca, peygamber efendimiz onu durduruyor ve; “niye böyle yaptın” diye soruyor. O mümin; “Ya Rasulallah ben pisim” diyor. Hz. Peygamber; “nasıl pissin” diyor. “Ben cünübüm” diyor adam. Hz. Peygamber, “mümin pis olmaz” diyor. Yani, “cünüp bile olsanız, selam vermeniz gerekir” diyor, Hz. Peygamber (sav).   Bir başka örnek; yine bir gece Hz. Peygamber (sav) kendi hanımıyla Medine sokaklarında yürürken bir sahabe uzaktan onları görüyor. Sahabe başını eğip, Hz. Peygamberi rahatsız etmeden, -yanındakini tam olarak tanımadığı için- geçmeye çalışırken, Hz. Peygamber o sahabiye sesleniyor; “Ey filan!” diyor, selam veriyor. “Bak!” diyor, “Ben Allah resulüyüm. Bu da eşimdir” diyor. Yani, yanındakinin eşi olduğunu söylüyor.   Selamlaşma aslında müminler arasındaki iletişimin, sevginin, bağlılığın, samimiyet ve muhabbetin oluşması için çok önemli bir unsur olarak görülüyor Hz. Peygamber (sav)’in yaşantısında.   Peygamber efendimiz kendisine selam verene aynısıyla, çoğu zamanda bir misliyle selam veriyor. Hatta bu konuda çarpıcı bir Hadis-i Şerif var. Bir gün Peygamberimiz mescitte veya bir yerde iken bir mümin geliyor; “Esselamü Aleyke Ya Rasulallah!” diyor. Yani, “Allah’ın selamı üzerine olsun!” diyor. Peygamber efendimiz ona; “ Ve Aleyküm Selam Verahmetullah” diyor. Bu defa bunu duyan bir sahabi içeriye geliyor, “Esselamü Aleyke Verahmetullah Ya Rasulallah!” diyor. Yani, “Allah’ın rahmeti ve selamı üzerine olsun Ya Rasulallah!” diyor. Peygamber efendimiz bu defa; “Veberekatüh” ifadesini de ekleyerek söylüyor. Bunun üzerine bir başkası geliyor, o da; “Esselamü Aleyküm Verahmetullahi Veberakatüh” deyince, Peygamberimiz; “Ve Aleyküm Selam” diyor. Bu defa sahabi diyor ki; “Ya Rasulallah! Benimkine niye bir şey eklemediniz?” Bunun üzerine peygamberimiz; “Sen bana söyleyecek bir şey bırakmadın ki!” diyor.   Güzel ve güçlü bir iletişim dili olan selamlaşmanın dünya müslümanları için bir sembol, bir simge olduğunu söyleyebilir miyiz? Bu konudaki düşüncelerinizi bizimle paylaşır mısınız?   Selam, kesinlikle bir semboldür, bir simgedir. Tıpkı bir mümin kadının başörtüsü gibi, bir caminin kubbesi ve minaresi gibi… Selam, bir sembol ve simgedir. İslam’ın alameti farikalarından biridir. Bundan dolayı selamın müminler arasında özellikle yaygınlaştırılması gerekir.   Nitekim, sadece Müslümanlar arasında değil, Müslüman olmayan ya da müslümanmış gibi davranıp da İslam’a düşmanlık yapan insanlar tarafından da zaten böyle algılanıyor. Yani bir simge, bir sembol olarak algılanıyor. Böyle algılandığı için de Türkiye’nin belirli dönemlerinde bir insan eğer, “Esselamü Aleyküm” diye selam veriyorsa, bu onun kimilerine göre irticacı olduğuna, dindar olduğuna bir delil olarak gösteriliyor. Bundan dolayı da bazı insanlar ısrarla selamdan uzak durmaya çalışıyordu.   Bütün dünyada, selam önemli. Selam; Müslümanların, kendilerini toplumda ifade etme biçimidir aslında. Çünkü her gelenek kendi selamlaşma dilini üretir. Bakın her din değil, her dinde var zaten de… Her gelenek selamlaşma dilini üretir.  Mesela, Türkiye’deki seküler gelenek bir selamlaşma dili üretmiştir. Bu nedir, “selam”dır. Ya da “günaydın”dır, “merhaba”dır. Bu, sekülermizmin bir selamlaşma tarzıdır.

 


Bir önceki yazımda « makalem var.

Site web editörü olan admin makale yazarlığı yapar. Site web editörü olan admin .

Benzer Yazılar

İstanbul Sohbet İstanbul Chat Siteleri İnsanların Artık Sitreslerini Atması ...

Ölümden Sonra Kabir Hayatı Sevgili Dostlarımız Bildiğiniz Üzere Dünyada ...

Huzurlu Bir Ortamda Huzurcan Gibi OLup Sevdiklerine Kardeşlerine Dostlarına Huzur ...

Yorumlar



Bir Yorum Yazmak İstermisiniz ?

*