Şeytanın Fiili Yoktur-islami sohbet-nur sohbet

Şeytana Tapan İnsanları Aldatan Sır…

Şeytanlar, hayra hiç bir kabiliyeti olmayan, sırf şer işleyen ruhanî bir varlık nev’idir. Şeytanların başı olan İblis, Nar-ı Semûm’dan, yani dumansız ve harareti çok şiddetli bir ateşten yaratılmıştır. İbüs’in asıl adı, Azâzil idi. Âdem (a.s.)’e secde etmekten yüz çevirmesi ve Cenâb-ı Hakk’ın bu secde em­rine kibirlenerek isyan etmesinden sonra, “İblis” ve “Şeytan” isimlerini aldı.

Şeytanların bütün meşguliyet ve gayretleri, insanları imandan çıkarmak, günah işletmek ve küfre girmelerine sebeb olmaktır. İnsanlığın mânevi terakkisinde, Allah’a kulluk vazife­sini yerine getirmesinde en büyük engel, şeytandır. Kur’ân-ı Kerîm’de şeytan, insan için “adüvv-ü mübin = apaçık bir düş­man” olarak tavsif edilmiştir. Mü’minlerin her an onun şerrin­den Allah’a sığınması (istiâze etmesi) lâzımdır. Nitekim, Cenâb-ı Hak, Kur’ân-ı Kerîm’de pek çok âyet-i kerîmede ınü’minleri şeytandan istiâzeye, yani Allah’a sığınmaya davet etmiştir.

Aslında şeytanın kendi başına bir gücü yoktur. Vesvese ve desiseleri de zayıftır. Fakat yaptığı işler, tahribat, yıkıp boz­mak nev’inden olduğu için, cüz’î bir vesvese ve desîse ile büyük neticeler meydana getirmekte; büyük zararlara sebeb olmakta­dır. Bu yüzden güçlü görülmekte, bazı sapık mezhep ve inanç sahiplerince ilah kabul edilmektedir. Halbuki bir binayı yapmak ne kadar zor, yıkmak ise ne kadar kolaydır. Bir insanın yaşama­sı için, ne çok şartların bir arada bulunması lâzımdır. Halbuki diğer bütün şartlar mevcut olduğu halde, bir uzvun kesilmesiyle veya birkaç dakika nefes alamamakla o insan ölüme maruz kal­maktadır. Şeytanın da yaptığı ve yaptırdığı bütün işler, hep böy­le tahribat cinsinden şeylerdir. İşte gücü ve desiseleri aslında gayet zayıf olduğu halde, büyük tahribat ve zararlar meydana getirdiği içindir ki, müslümanlar her zaman şeytanın şerrinden Allah’a sığınırlar.

Hem insanın nefsi, şehvet ve gazab gibi his ve duyguları da, şeytanın her türlü telkin ve desiselerine karşı alıcı verici du­rumunda olduklarından, bazan şeytanın ufak bir vesvese ve de­sisesi, insanı hemen te’siri altına almakta ve mânevi pek büyük felâket ve zararlara atabilmektedir.

İşte mü’minlere şeytanın şerrinin büyük gösterilmesi ve aldanmamaları için tekrar tekrar ihtarlarda bulunulması bu yüz­dendir. Yoksa şeytanların kâinatta îcad ve fiil cihetinde, hiçbir güç ve kuvvetleri, Allah’ın mülküne hiç bir müdahaleleri yok­tur.

Kalp Üzerinde Melek-Şeytan Savaşı

Melekler insandaki ulvi duyguları harekete geçirir, ona iyi­liği telkin ederler. Şeytanlar ise, insandaki süflî» duyguları kö­rükleyerek onu her dâim kötülük işlemeye sevk ederler. Hadîs-i şerifte bu husus şu şekilde belirtilmiştir: “İnsan kalbine iki yönden baskı ve telkin gelir. Birisi me­lektendir ki, hayırı söyler, hakkı tasdik eder. Kalbinde bunu bu­lan kimse bilsin ki, bu, Allah’tandır. Ve Allahü Teâlâ’ya hamdetsin.

Diğer telkin ise, Şeytandan gelir; şerri teşvik eder, hakkı yalanlar ve insanı hayırdan meneder. Kalbinde bunu bulan kimse, derhal Şeytanın şerrinden Allah’a sığınsın.”

Manen yükselmek, ruhen inkişaf etmek isteyen herkes, Şeytanın içinde uyandırdığı süflî ve kötü arzuları susturmak ve onunla mücadele etmek zorundadır.

Şeytanın Vesveselerinden ve Şerrinden Kurtulmak Nasıl Mümkün Olur?

İnsan için şeytanın kendisinden kurtuluş yoktur. Hayatı bo­yunca ona musallat olur, vesvese vermeye çalışır.

Resûl-i Ekrem (s.a.v.) bu hususta:

“Sizden herbirinizin bir şeytanı vardır” buyurmuşlardır.

Mü’min için şeytantan kurtuluş bulunmamakla beraber, onu kendinden uzaklaştırmak ve zayıflatmak için çareler vardır. Resûl-i Ekrem (s.a.v.):

“Yolculukta insan devesini zayıflattığı gibi, mü’min de şeytanını zayıflatabilir” buyurmuştur.

Şeytanın vesvesesi, Allah’ı anmak ve O’ndan yardım dile­mekle giderilir. Felâk sûresinin tefsirinde Mücahid der ki: “Hannas olan Şeytan kalbe yerleşir. Allah’ı zikrettiği vakit to­parlanıp kaçar, kalp gaflete dalınca yeniden faaliyete geçer. Âdeta karanlık ile aydınlığın çarpışması gibi çarpışıp dururlar. Aydınlığın gelmesiyle karanlığın gitmesi gibi, Allah’ı hatırla­makla Şeytan uzaklaşır. Bu sırra işareten Kur’an’da: “Şeytan on­lara galebe çaldı da, Allah’ı zikri onlara unutturdu” buyrulmuştur.”

Şeytanı Zayıflatma Yolu

Ebu Hüreyre anlatıyor:

“Bir gün bir mü’minin şeytanı ile bir kâfirin şeytanı karşılaşırlar. Kâfirin şeytanı yağlı, semiz, parlak ve temizdir. Mü’mi­nin şeytanı ise, zayıf, pis, kirli ve çıplaktır. Kâfirin şeytanı, mü’minin şeytanına:

Bu ne hâl? diye sorar. Mü’minin şeytanı:

Ne yapayım, bir adama düştüm ki, adam yiyeceği za­man besmeleyi okur, ben aç kalırım. İçeceği zaman besmeleyi okur, ben susuz kalırım. Giydiği zaman elbiseyi besmele ile gi­yer, çıplak kalırım. Temizlendiği zaman besmele ile temizlenir, ben de pis kalırım, der. Bunun üzerine kâfirin şeytanı da:

Ben öyle bir adam ile arkadaşım ki bunlardan hiçbirisi­ne besmele getirmez. Yemesinde, içmesinde ve giymesinde ben kendisine ortak olurum, der.”

Şeytanın İnsana Vesvese Yolları

Şeytan, insanı yoldan çıkarmak için pek çok yolları dener, birçok hileye başvurur. Bu hile ve desiselerin en mühim bazıları şunlardır:

1. Şehvet ve öfke… Bunlar şeytanm giriş yollarının en bü­yükleridir. Bu sebebledir ki, hadîs-i şerifte:

“Şeytan kanın bedende cereyanı gibi insan vücuduna hülûl eder. Onun yollarını açlıkla (oruçla) daraltınız.” buyrulmuştur.

Çünkü şeytanın insana en büyük hulul yolu şehvettir. Açlık ise şehveti kırar.

2. Hased ve hırs… Kul bir şeye haris oldu mu, artık hakkı görmekten kör ve hakikati duymaktan sağır olur.

3. Tama’… Şeytan insana tama’ ettiği şeyleri çeşitli hilelerle sevdirir.

4. Acelecilik… Acele anında insan düşünmeye fırsat bula­maz. Şeytan da bu anda ona vesvese verebilir.

5. Cimrilik ve yoksulluk korkusu… Bu korku, insanı infaktan alıkor ve mal yığmaya davet eder.

6. Şeytanın kalbe nüfuz ettiği kapılarından biri de dine hiz­mette mezheb ve meşreb taassubudur. Böylece onu, kendi mezheb ve meşrebinde olmayanlara karşı kin tutmaya, onları küçümsemeye ve hakaretle bakmaya sevkeder.

İnsanları hakir görüp onlarda kusur aramak kötü bir haslet­tir. Fakat şeytan bu kötü hasletleri dine hizmet perdesi altında insana hoş gösterir ve yerleştirir. Kişi bu hareketiyle din namı­na bir gayret sarfettiğini sanarak kendisinde sevinç ve neş’e hisseder. Halbuki o, tamamen şeytanın tuzağına düşmüştür.

7. Şeytanın aldatma yollarından biri de, kulu, insanlar ara­sındaki mezheb, meşreb ve görüş ihtilâfları ile ve bu husustaki dedikodularla, meşgul etmesidir. İbn-i Mes’ud anlatıyor:

“Bir cemaat Allah’ı zikretmek üzere bir yere toplanmıştı. Şeytan onları dağıtmak için ne kadar çalıştı ise muvaffak ola­madı. Bu defa yakındaki dünya işlerini konuşan başka bir cema­ate gitti. Onların arasına kolaylıkla fesad tohumu ekti ve birbir­lerine düşürdü. Kavgaya başladılar. Şeytanın maksadı, bu dünya ehilleri değildi. Az ötedeki zikir meclisini dağıtmaktı. Nitekim muvaffak da oldu. Döğüş ve kavgayı gören zikir erbabı onları ayırmak için hemen koştular ve ayırdıktan sonra da dağılıp git­tiler… Şeytanın isteği de böylece yerine gelmiş oldu,”

8. Şeytanın kalbe giriş kapılarından biri de cehalet ve gaf­letleri veya günahlara dalmaları sebebiyle akılları darlaşan, mu­hakemeleri kıtlaşan bazı kimseleri, imanı mes’eleler üzerinde düşünceye sevkedip, şüpheye düşürmesidir.

9. Sû-i zan… Kim bir insan hakkında kötü düşünmeye baş­larsa, şeytan bu kimseyi o adamın aleyhinde gıybet etmeye sev­keder. Yahut o adamın hakkına riayet ettirmez. Ona hakaret gö­züyle baktırır. Şeytanın hile ve desiseleri, insana nüfuz yolları elbette sadece bunlardan ibaret değildir. Kişilere, devirlere, şart­lara göre çok değişik şekiller arzeder.

 

dini sohbet,dini sohbet odaları,dini chat,dini sohbetler,dinisohbet,dinichat,dini sohbet siteleri,islami sohbet,nur sohbet,nur chat,seviyeli sohbet,muhabbet,nur sohbet odalari,nur chat odalari

Bir önceki yazımız olan Fetva-islami sohbet-nur sohbet başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Okunma Sayısı ;

Şeytanın Fiili Yoktur-islami sohbet-nur sohbet Benzer Yazılar

Dinimizde İyilik ve kötülük ölçüsü Nelerdir Aslında Kendisi OLduğunu Bilmeliyiz Neticede Din olmadan ne iyilik ne de kötülük diye bir olgu
İslamiyete Zayıf İnsanlar OLarak Kendillerini Nitelendirenler Var Etrafınızda İlaki Bu insanlar ile karşılaşmışsınızdır aslında öyle deyil
Sevesim Gelmiyor Hayatı Bana Yaşamayı Öğreten Lerin OLmadığı Bir Dünyada Yaşam Mücadelesine Girmişiz.  Sevmeyi Tarif Edenler Yok Artık Sevgisiz
En Güzel İslami Sohbet Bizde Yapılır Yaş sınırı Olmayan İnsanlara Birşeyler Öretme Çabısana  Giren Cinsiyet Ayrımı Gözetmeden Bay Ve Bayanların
Zülüm Ebedi Kalmayacaktır Değerli Mümin Kardeşlerim Bir Din Kardeşine İşkence Edip Yaptığın Hayasızlığa Gülüyorsak Eyer Önce Kendi islam

Toplam 0 Yorum Yapılmış

Yorum yapma kapalı.

Şeytanın Fiili Yoktur-islami sohbet-nur sohbet Etiketler