Tapınak Şovalyeleri-İslami Sohbet

yorum yok
3 views okuma
10 Ağustos, 2012

Bir televizyon kanalı, üstelik Ramazan gününün ortasında, “Tapınak Şovalyeleri”ni anlatan bir film ekrana getirdi. Doğrusu rahatsızlık vericiydi.

Tahmin ettiğiniz gibi bu filmde şövalyeler birer kurtarıcı, kahraman!… Düşman belli: kirli, pis bakışlı ve başında sarık bulunan Müslümanlar!

Müslümanların başında Selahaddin Eyyübi’yi temsil eden bir figür var. Yakıyor, yıkıyor. Şovalyeler de güya masum insanlara “özgürlük” getiren kurtarıcı!

Film baştan sona yalanlarla dolu, üstelik bol bol haç ve manastır görüntüleri de cabası. Bu kanalın yapımcıları sanki, “Müslüman mahallesinde salyangoz satan” satıcı gibi. Pes yani.

Tapınak şövalyeleri denince aklı başında hiçbir tarihçinin zihninde olumlu düşünceler oluşacağını sanmıyorum. “Aklı başında tarihçiler diyorum” çünkü tarih, bu barbarların Hıristiyan askeri tarikatlarından biri olduğunu ve resmi olarak iki yüzyıl boyunca kan döktüklerini bilir.

Katolik Kilisesi tarafından resmi olarak kurulan bu tarikat, kendi halkını soyarak, ırzına geçerek ve yiyeceklerini talan ederek kısa zamanda güçlenir.

En güçlü zamanlarında askeri varlıkları 20 bini bulmuş, fakat bunların sadece yüzde 10’u tarikata bağlı şövalyeler olduğu bilinir.

Aslında bu tarikatın ömrü, “Haçlı seferleriyle” eş zamanlıdır. Beyaz renkteki giysilerin üzerindeki kırmızı haçlarıyla bilinen kan dökücü Tapınak Şovalyeleri zamanın en korkulan vahşi askerleri olarak ün salmış. Tarikatın askeri kanadı savaşlarda zorbalığı ile korku salarken, tarikata bağlı diğer gruplar Avrupa genelinde ve “Kutsal Topraklar”da geniş ölçüde yapılanmış… Özellikle sermaye olarak.

Ancak…Gün gelir, Fransa Kralı 4. Philippe bu tarikata dur demenin zamanı geldiğine inanır.

İki sebepten:

Birincisi; Kral Philippe, kendisine gelen şikayetlerin en başında bu tarikat üyelerinin sapıklıkta hayli kural tanımaz olduğunu ve kilisede eşcinselliğin ulu orta sergilendiğini bu yüzden Şovalyeleri’in ortadan kaldırılması için Papa V. Clemens’e baskı yapar.

İkinci sebep ise; aslında Kral Philippe’in tarikata büyük borcu vardı ve bunu örtbas etmek istiyordu.

Papa V. Clemens’e yaptığı baskılar sonucu tarikat ortadan kaldırılıp tüm mal varlığına el konulur. Tapınakçılar cadı avında olduğu gibi yakılarak öldürülür. Şovalyelere öfke öylesine büyüktür ki, son olarak Şovalye, Jaques De Molay ve beraberindeki tarikat üyeleri kazığa bağlanarak yakılarak idam edilir.

Ama sanki bunlar hiç tarih sayfalarında yer almamış gibi, günümüzün en güçlü silahı olan sinema, bilinçaltı mesaj vermeye devam ediyor. Yapımcılar bilinçli olarak yalanlarına yalan katarak, yeni kuşakları zehirliyor.

Sinemada bu dil kullanılırken, gerçek hayatta da medya “Müslümanlar” hakkında olumsuz haber üretmeye devam ediyor.

Önceki gün ABD’nin Visconsin eyaletinde Sih mabedini basarak 6 kişiyi öldüren, 3 kişiyi de ağır yaralayan “ırkçı” bir katille ilgili haberin üslubu “çifte standart” tartışmasını da beraberinde getirdi.

Yani, Amerika’nın önde gelen medya kuruluşlarının toplu cinayet eylemlerinden sonra katilin “beyaz” olması halinde “akıl sağlığı bozuk”, tam tersi durumunda ise “terörist” ifadesini tercih ediyor olması tesadüfi değil. Bilinçli olarak bu üslubu kullandıklarını bilmeyen yok.

Mesela, hatırlayın Wall Street Journal gazetesi, 3 yıl önce Arap kökenli Amerikalı askerin Arapça konuşmasını terörist bir eylem olarak sunmuştu. Yani adamın hiçbir suçu yokken, terörist damgası yemişti bile.

Öte yandan Forbes dergisinin bir yazarı, Nidal Hasan’ı “Bu saldırı, Müslüman işi” yorumunu yapmaktan çekinmemişti.

Nidal Hasan’ın saldırısından birkaç gün sonra yapılan kamuoyu yoklamasında da Amerikalıların yüzde 60’ı olayın terörist bir eylem olduğuna inanırken, kriminal bir eylem olarak görenlerin oranı yüzde 27 olmuştu.

Norveç’i kana bulayan Anders Breivik’in saldırısı sonrası olduğu gibi, Sih mabedini kana bulayan Wade Michael Page’in kanlı saldırısı da Amerikan medyasının “terörist” kelimesini ısrarla kullanmamasını yine bilinçli olduğuna inanıyorum.

Bir örnek daha:

ABD Temsilciler Meclisi Arizona milletvekili Garbielle Giffords’untoplantısını basarak ağır yaralayan ve biri federal hakim diğeri çocuk 3 kişiyi öldüren Jared Lee Loguhner adlı katil de, olaydan hemen sonra, “manyak, katil, psikopat” gibi ifadelerle sunulmuştu.

Hatta katilin birçok olumsuz fotoğrafı ortaya çıkmasına rağmen medyada sürekli olarak “psikopat izlenimi veren” bir fotoğrafının kullanılması dikkat çekmişti.

ABD yasaları, sivillere ve sivil hedeflere yönelik politik motivasyonlu saldırıları terörizm olarak nitelendiriyor.

Öte yanda bir bakıyorsunuz vicdanlı bir ses de çıkıyor… Amerikan medyasında. Amerikalı insan hakları savunucusu ve medya yorumcusu Arsalan İftikhar, bu çifte standarta tepki gösteren aktivist.

Diyor ki:

“Bir düşünün, güzel bir Pazar sabahı uyanıyorsunuz ve sakallı esmer bir adamın bir kiliseye saldırıp içindekileri öldürdüğü haberini duyuyorsunuz. Amerikalıların büyük çoğunluğu o anda bunu ‘terörist bir eylem’ olarak nitelendirmekten kaçınır mıydı? Elbette ki hayır. Bir de şöyle düşünün; bir beyaz Amerikalı birtakım esmer ve sakallı adamları öldürüyor. Terörizm kelimesi aniden çok komplike bir hal alıyor.” (CNN)

Tahrip kolay, tamirat zor iştir. Müslümanları terörist gibi göstererek, tahribata devam edenler, aslında kendi sonlarını hazırlıyorlar diyebiliriz.

Çünkü Müslümanları “terörist” gibi lanse edenler, kendi katillerini manyaklarını gizlemeye çalışıyorlar.

Aslında her Amerikalının “terörizm”le değil, yarın öbür gün, pisi pisine bir manyak katilinin kurşunuyla hayatı son bulması muhtemeldir. Ve bu ihtimal gittikçe artıyor.

 

islami sohbet kanalları,islami sohbet odalari,nur islami sohbet,ideal sohbet,mynet sohbet,duabahcesi,islami evlilik,islami sohbet net


Bir önceki yazımda « makalem var.

Site web editörü olan admin makale yazarlığı yapar. Site web editörü olan admin .

Benzer Yazılar

Merhaba Değerli islami sohbet siteleri İle En Güzel Arkadaşlıklara Merhaba ...

Dostluk Ve Saygı Sevgi İle Geliyoruz Kardeşliğe Önem Verenlerin Sitesi Haline ...

Sanma Mutlu Olursun Hayata Yersiz Zamansız Mutluluklar İnsana Tarafsız Duygular ...

Yorumlar



Bir Yorum Yazmak İstermisiniz ?

*