Yeni Şekil Müslümanlık Başladı

yorum yok
2 views okuma
6 Haziran, 2015

Yeni Şekil Müslümanlık Başladı kuranı Okuduğu Gibi Anlayan Deyil İşine Geldiği Gibi Anlayan Bir Müslümanlık Görüyorum Günümüzde İslam dünyasına şöyle bir bakınca; Kur’an’da okuduğum, anladığım İslam’a hiç benzemiyor. Neden neden böyle?

İslam dünyasının perperişan halini düşünüyorum…

Kabe’de , ibadethanelerde, okullarda ve bilhassa Arapça’yı bilen bu Arap dünyasında sabah akşam Kur’an okunurken, Kur’an’ın mesajını hiç mi anlamıyorlar? Bu vahşet, acımasızlık, merhametsizlik…

İslam’ın kelime kök manası s,l,m kökünden barış, selamet boyun eğmek ve iradi olarak uymak suretiyle barış ortamına girmek. (DİA. cilt, 23.sf,1)manasına gelmektedir. İslam’ın manasını anlatırken yutkunuyorum. Talebelerim veya başkaları bu nasıl barış, bu nasıl selamet demez mi? Ama nerede!

İslam’ın ilk geldiği yılları düşünüyorum. Sahabeyi ve sonrasını “Biz neden Kur’an’ı onlar gibi hissedemiyoruz? ” Cevap hemen hazır.

“Eeee hocam! Onlar Peygamber’i gördü; sahabeyi gördü, birebir yaşadılar ve İslam’ın sancaktarlığını yaptılar, dünyanın dört bir tarafına barışı huzuru götürdüler. Tabi şimdikiler çok uzaklaştı. O ruhu yakalayamıyorlar. Bu geçerli bir bahane mi sizce?

Yok kardeşim yok böyle bir şey ! Bu bir bahane olamaz!

Biraz Arapça bilgisi olan samimi bir Müslümanın Kur’an’ı okuduğunda, tüyleri diken diken oluyor. Bu ne vurdumduymazlık, aymazlık. Yapmayın! Kur’an’ın anlaşılmayacak, yaşanmayacak bir tarafı yok. Nefislere, heveslere, menfaatlere çıkarlara ters düşüyor, o kadar!

Cenab-ı Mevla, kul olduğumuzun farkına varmamız, enaniyet ve benlik duygusundan uzaklaşmamız, insanlar arasında huzuru ve sükuneti yerleştirmemiz, fitne ve fesadı ortadan kaldırmamız için, biz kullarından bazı ibadetleri yerine getirmemizi istemiştir.

Namaz ibadetlerin padişahı, Müslüman’ın olmazsa olmazı. Namaz kılan; haram yemez, başkasının ırzına, malına göz dikmez, yalan konuşmaz, çıkarları için her yolu mübah görmez, yetimlerin ihtiyacını gözetir, kimsesizlerin kimsesi olur, su-i-zan etmez. Ama bakıyoruz; Müslümanım diyenlere “bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” dedirtiyor. Amel ile icraat bir değil.

Ne yazık ki; günümüzde İslam şeklen yaşanmaktadır. “Yazıklar olsun o namaz kılanlara! Onlar ki, namazlardan gafildirler, onlar gösteriş yaparlar, onlar zekatı da men ederler.” (Maun,4,5,6,7) Bu ayet ile diğer ibadetlerin hepsini kıyas edebiliriz. Yani ; namaz şeklen, oruç şeklen, hac şeklen, sadaka şeklen…Sadaka da bile insanlar çıkarlarının peşindeler. İnfak ederken hem çevrem olsun, hem işim görülsün, hem sevap elde edeyim derdindeler. Ne yazık ki; cemaatlerin çoğunda, bu zihniyet var. Namazda ne okuduğumuzu bilmeden, hissetmeden, etkilenmeden kılıyoruz. Şeklen bir ibadet. Alışılagelmiş vazifeyi yerine getirelim. Oruçta bedene nefis terbiyesi yaptırdığımız gibi ruha da yaptırmamız gerekir. Ama bakıyoruz; hem gösteriş, hem israf. İhtiyaç sahipleri ise öylesine ya aranır ya da hiç hatırlanmaz. Hac ise adeta günah çıkarma merkezi ya da bir turistlik gezi. Yani ibadetlerin maksadını anlamadan taklidi bir şekilde ibadetler yerine getirilmektedir. Haccın böyle algılanmasının çok yanlış olduğunu düşünüyorum.

Dükkanda, vitrindekiler ile içeridekiler aynı değil. Vitrine koyduklarımız içeride olmadıkça burada manevi bir ticaretten söz etmemiz mümkün değildir.

Müslümanlar ibadetleri yaparken , ibadetlerin özünü ,ruhunu unutmuşlar.

Günümüzde yaşadığımız bu acı tablo, gayrimüslimler tarafından ne kadar keyifle seyrediliyor. Tüm dünyaya İslam’ın ne kadar vahşi , acımasız bir din olduğu lanse ettiriliyor. Acaba şöyle düşünmek ne kadar doğru : “Bu, hep dış mihrakların, Yahudilerin oyunu. ”

Hah! Bulduk bir günah keçisi… Bir büyüğümüz demişti ki : “Hans şunu şöyle yapın diyebilir ama Hasanlar bunlara uymasın”. “Emir yerine getirilip hüküm verilince şeytan der ki: Ben sizi davet ettim ancak, davetimin tersi oldu. Benim sizin üzerinizde bir hakimiyetim yoktu. Yalnızca davet ettim, siz de hemen icabet ettiniz. Artık beni kınamayın. Kendinizi kınayın. ”(İbrahim,22) Demek ki; bizim elimizde çok şey var. İrade denilen nimeti tam yerinde kullanamıyoruz.

Allah buyuruyor ki; “Allah’ın ayetlerini az bir paraya satmayın.”(Bakara,41) Burada mecazi bir anlatım var. Ayetten maksat; yarattığı her şey ve Kur’an’ın bütün emirleri. Kur’an’ın emirlerini unutmayın. Çıkarlarınız uğruna kul hakkına tecavüz etmeyin. İktidar uğruna kul hakkı yemeyin. Kadın, çocuk, yetim, akraba ve diğer güçsüzlerin hakkını yemeyin.

Ama bakıyoruz ki; makam, mevki, para insanların dini olmuş. İslam, yalnız saygınlık kazanmak için kullanılır olmuş.

Yani şeklen yaşanır olmuş. İbadetler bizi adam etmiyor.

Kur’an-ı anlamak, anlatmak, yaşamak için; samimi olmadıkça, ihlas ve şuuru yakalamadıkça, ibadetlerde çıkardan, gösterişten vazgeçilmedikçe, İslam dünyası ağlamaya devam edecektir.

Her şeyden daha önemlisi: Ey Diyanet Camiası! Bizler çok bilgili, donanımlı olup dinimizi anlatmayı beceremezsek , Allah bunun hesabını bize çok ağır sorar. Her bireye ulaşıp, sırtını sıvazlayıp, gönlüne giremezsek meydan hoca bozuntularına kalacaktır.

Evet, İslam’ın şeklen yapılan bir din olmaktan çıkarıp, önyargılardan uzak, ‘yaratanı severim yaratandan ötürü ’ diyerek, hizmette tüm gücümüzle çalışmalıyız. Tüm farklılıklara rağmen birlik beraberlik, sevgi ortamlarını oluşturarak; dinimizi en güzel şekilde anlatarak manevi cihadımızı yapmalıyız. Allah yar ve yardımcımız olsun


Bir önceki yazımda « makalem var.

Benzer Yazılar

İstanbul Sohbet İstanbul Chat Siteleri İnsanların Artık Sitreslerini Atması ...

Ölümden Sonra Kabir Hayatı Sevgili Dostlarımız Bildiğiniz Üzere Dünyada ...

Huzurlu Bir Ortamda Huzurcan Gibi OLup Sevdiklerine Kardeşlerine Dostlarına Huzur ...

Yorumlar



Bir Yorum Yazmak İstermisiniz ?

*